Bu yazı yazarımız Tevfik Kızgınkaya’nın “Gençler Gelecek...” yazısından esinlenerek ve bazı bölümleri de alıntı yapılarak kaleme alınmıştır. Esin kaynağına Teşekkürler.
Tek adam sistemi ile iktidarda olanlar kendi sonlarını hazırlamaya devam ediyor. Yapmış oldukları anti demokratik uygulamalarla toplumun tüm kesimlerinin tepkisi her geçen gün artıyor. Sandıkta yenemediği belediye başkanlarını gizli sanık safsatasıyla yargı eliyle görevlerinden alınarak cezaevine atıyorlar. Kalkın oyları işe seçilenlerin yerine
Kendi yarattığınız tek adam düzeninde, sandıkta yenemeyeceğinizi anladığınız siyasetçiyi yargı eliyle yok etmeye kalktınız. Seçilmiş belediye başkanlarını tutuklayarak, kaybettiğiniz belediyelere kayyum atayarak halkın seçme hakkını gasp ettiniz. Geleceğinden endişe duyan gençler ve seçme hakkı elinden alınan halk, demokratik ve anayasal haklarını kullanarak iktidarınıza itiraz etti. Ancak bu itirazlara karşı gerçek yüzünüzü bir kez daha gösterdiniz: Demokrasiyi, hukuku ve adaleti yok ettiniz.
301 genci jet hızıyla tutukladınız, cezaevlerinde ağır suçluların yanına koyarak işkenceye maruz bıraktınız. Milli Eğitim Bakanı, gençleri “eli baltalı” diyerek karalamaya çalıştı. Tacize varan şiddet karşısında sessiz kaldınız. Siz anne baba değil misiniz? Hiç mi vicdanınız sızlamadı? Gençlere müdahale eden polislere teşekkür ederek, şiddeti meşrulaştırdınız. Bu şekilde gençliği korkutup susturacağınızı sandınız, ancak yanıldınız.
Z Kuşağı: Umudun ve Direnişin Sesi
İtirazlarını mizahla, şarkılarla dile getiren gençler, farklı düşüncelere rağmen birbirlerine saygılı ve yan yana duruyorlar. Tutuklanan arkadaşlarının özgürlüklerini savunuyor, demokratik laik cumhuriyeti, adaleti ve insanca bir yaşamı talep ediyorlar. Hep birlikte “Hak, hukuk, adalet” ve “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye haykırıyorlar.
DEV-GENZ imzalı bildiride, Z Kuşağı’nın sesi net bir şekilde duyuluyor: “Yaşam hırsızlarının elinden geleceği geri alacağız. Bizler, krizlerle yoğrulmuş, çocukluğu savaş ve şoklarla, gençliği ekonomik çöküşlerle geçen bir kuşağız. Üzerimize büyüklerin hatalarının bedelleri yıkıldı: çökmüş kurumlar, tahrip edilmiş doğa, anlamını yitirmiş bir iş yaşamı ve güvensiz bir gelecek. Bizi bir toplum değil, bir sistem büyüttü. Ve o sistem artık çöktü.”
Gençlik Gelecek, Türkiye Gülecek
Gençlerin kindar ve dindar olmasını, biat etmelerini istiyorsunuz. Ama başaramayacaksınız. Bu gençler, Türkiye’nin gerçek yüzünü gösterecek ve milletin yüzünü güldürecek. Vurulan her cop, sıkılan her gaz, uygulanan her şiddet, bu gençlerin kararlılığını daha da güçlendiriyor. Türkiye’nin umudu, bu gençlerin cesaretinde ve direnişinde saklıdır. Susturulamazlar, çünkü onlar geleceğin ta kendisidir.