Sevgili Cumhuriyet Halk Partili yoldaşlarım, 1950’lerden bu yana iktidar özlemiyle mücadele eden değerli örgüt emekçisi kardeşlerim, Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Cumhuriyet Halk Partisi, tüm sosyal sınıflara eşit yaklaşan ve herkese temsil hakkı tanıyan bir parti olsa da, bugün buradan sizlere sesleniyorum: “CHP’ye sosyalist bir aday yakışır!”
Kadınlarımızı, gençlerimizi, örgüt emekçisi yoldaşlarımızı aynı duygularla kucaklıyorum. Devrim mücadelesinde ağır bedeller ödeyen, yurtsever ve devrimci kişiliğimle tüm parti örgütümüzü selamlıyorum.
Mustafa Kemal Atatürk, Gençliğe Hitabe’de gençlere şu anlamlı sorumluluğu yüklemiştir: "Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir."
Bugün, Cumhuriyetin kuşatıldığı, yokluk ve yoksulluğun zirveye çıktığı, açlık, sefalet ve işsizliğin yaşandığı bir dönemdeyiz. Ülke topraklarının parsel parsel satıldığı, köktencilerin kadrolaşarak karşı devrim sürecini hızlandırdığı bu koşullarda, bizlerin tek amacı ülke meselesine odaklanmak olmalıdır.
Bu kötü gidişe dur demek için tüm yurtseverleri, devrimcileri, demokratları ve vicdan sahibi insanları mücadeleye çağırıyorum. Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği aydınlık yoldan sapmadan ilerlemek, bizim yegâne amacımız olmalıdır.
Yoldaşlarım, yol arkadaşlarım! Türkiye’nin geleceği için, gençlerimizin ve çocuklarımızın aydınlık yarınları için, açlığın ve sefaletin sona erdiği, savaşların bittiği, silahların sustuğu, halkların barış içinde özgürce yaşadığı bir dünya yaratmak için sizleri mücadeleye çağırıyorum.
Sizi Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında birleşmeye, sokaklara çıkmaya, halkla omuz omuza olmaya davet ediyorum. Rahat bölgelerinizden çıkıp, gecekondu halkının yaşamına dokunmaya, onların sesini duymaya çağırıyorum.
Unutmayın, bu insanlar yıllarca dertlerini sineye çekerek çocuklarını büyüttüler. Şimdi, şehrin tam göbeğinde, yangın yeri sıcaklığında eriyen tepelerde yaşıyorlar. Dengesizliklerin şiddetlendiği bu dönemde, onların yarattığı patlama risklerini görmeye ve anlamaya çağırıyorum.
Bu çağrı, sadece bir siyasi hareket değil, aynı zamanda insanlık adına bir dayanışma ve mücadele çağrısıdır. Gelin, birlikte daha adil, daha özgür bir Türkiye için çalışalım.
Burhanettin Yılmaz