CHP'yi Kim Savunacak?

Burhanettin Yılmaz

10-09-2025 23:54

Advert

CHP’yi Kim Savunacak?

Parti Çoklu Saldırılar Altında, Ama Direnç Zayıf

Kuşatma Altındaki CHP

Cumhuriyet Halk Partisi, son yılların en yoğun ve çok yönlü saldırılarıyla karşı karşıya. Siyasi baskılar, yargı müdahaleleri, kayyum atamaları, medya manipülasyonları ve parti içi hizip savaşları, CHP’yi tarihinin en zor dönemlerinden birine sokmuş durumda.

16 CHP’li belediyeye kayyum atanması, İstanbul İl Başkanlığı’na mahkeme kararıyla “çağrı heyeti” adı altında bir kurul atanması, ilçe kongrelerindeki usulsüzlük tartışmaları ve üstüne gelen olağanüstü kurultay çağrıları, partiyi adeta bir kriz sarmalına hapsetti.

Ama ne yazık ki, bu kadar ağır saldırı altında olan bir partiye baktığımızda, savunmayı üstlenecek güçlü bir iradenin, net bir stratejinin ve ortak bir duruşun olmadığını görüyoruz. Tepedeki kadrolar koltuklarını korumanın derdine düşmüşken, tabandaki örgütler de dağınık ve etkisiz bir görüntü sergiliyor.

Bu noktada yanıt bekleyen en kritik soru şudur:
“CHP’yi kim savunacak?”

Tavanın Sessizliği: Koltuk Kavgaları, Liderlik Krizi

CHP yönetiminin en temel sorunu, iç kavgaları dışarıdan gelen saldırıların önüne koymasıdır.

İstanbul 38. Olağan İl Kongresi’nin iptali sonrası yaşanan kayyum tartışmaları, partinin yönetim krizinin en somut göstergesidir. Özgür Özel’in genel başkanlığına rağmen İstanbul örgütünde yaşanan hizip savaşları kontrol altına alınamamış, Gürsel Tekin’in il başkanı olarak atanması yeni bir gerilim alanı yaratmıştır. İstanbul başta olmak üzere birçok ilde, ilçe kongreleri ve delegasyon seçimleri, ideolojik tartışmalardan çok hizipler arası güç çatışmaları üzerinden yürütülmektedir.

Parti tavanında, ideolojik bir birliktelikten ziyade, kişisel ikbal mücadelesi hâkim. Bu durum, dış saldırılar karşısında CHP’nin reflekslerini zayıflatıyor. Lider kadrolar, belediyeler üzerinden güç devşirme derdine düşerken, parti kimliği erozyona uğruyor.

Tabanın Çaresizliği: Değirmen Başkasına mı Su Taşıyor?

CHP’nin bir diğer büyük sorunu, taban-tavan arasındaki derin kopukluktur.

Taban, tavandaki koltuk savaşlarından bıkmış durumda ama ne yazık ki kendi iradesini ortaya koyacak güçlü bir örgütlülükten yoksun. Parti üyeleri, delegeler, kadın ve gençlik kolları, uzun süredir merkez yönetimin kontrolüne sıkışmış durumda.

En vahimi ise, tabanın kimi zaman tavandaki hiziplerin manipülasyonuna kapılmasıdır. Delegeler, tarafsız bir tavır almak yerine farklı kliklerin arka bahçesi hâline geliyor. Bu da tabanı pasifize ediyor ve aslında “ders vermek” yerine “onların değirmenine su taşıyan” bir yapı ortaya çıkarıyor.

Bu durumun somut sonuçları:

İl ve ilçe örgütleri, gerçek bir siyasal aktör değil, hiziplerin araçları hâline geliyor. Örgütler, parti politikalarının belirlenmesinde söz sahibi olamıyor. Gençlik kolları ve kadın kolları, parti içinde asli rollerinden uzaklaştırılıyor.

CHP’nin Savunmasızlığı: Çoklu Saldırılar Karşısında Zayıf Refleks

CHP, tarihinin hiçbir döneminde bu kadar farklı cepheden saldırıya uğramamıştı. Ancak sorun şu ki; partiyi savunacak güçlü bir kurumsal refleks geliştirilmiş değil.

Saldırı Başlıkları:

Yargı Müdahaleleri: İstanbul İl Başkanlığı’na mahkeme kararıyla “çağrı heyeti” atanması, partinin kendi örgüt iradesinin yok sayılması anlamına geliyor. Kayyum Süreci: 16 CHP’li belediyeye kayyum atanmasına rağmen, partiden güçlü bir direniş örgütlenmedi. Medya Manipülasyonu: Ana akım ve sosyal medya üzerinden CHP’nin sürekli itibarsızlaştırılması. İçerden Çökertme Riski: Parti içi hizipler, dış saldırılarla birleşince savunma hattı tamamen zayıflıyor.

Oysa bu noktada, örgütlü ve kararlı bir taban hareketi, partiyi sahada daha güçlü kılabilirdi. Fakat örgütler, etkisiz bırakıldıkları için saldırılar karşısında tek bir merkezden yönetilen, birleşik bir savunma hattı kurulamadı.

Çözüm: CHP’yi Kim Savunacak?

CHP’nin bugünkü dağınık yapısı, hem iktidarın hem de parti içi hiziplerin işine yarıyor. Fakat bu tablo değişmezse, CHP’nin siyasetteki belirleyici rolü giderek zayıflayacak.

Bu noktada üç temel adım şart:

a) Tabanın Örgütlenmesi

Mahallelerden başlayarak taban örgütlülüğünün yeniden inşa edilmesi. Gençlik ve kadın kollarının asli aktör hâline getirilmesi. Delegelerin hiziplerin aracı değil, halkın temsilcisi olması.

b) Parti İçi Demokrasinin Güçlendirilmesi

Kongrelerde şeffaf ve eşitlikçi bir seçim sistemi. Tüzük değişiklikleriyle örgütlerin karar alma süreçlerinde etkinleşmesi. Belediye başkanları üzerinden kurulan kişisel iktidar alanlarının sınırlandırılması.

c) Stratejik Bir Savunma Hattı Kurulması

Kayyum süreçlerinde örgütlü direniş ve hukuki mücadele. Medya saldırılarına karşı proaktif iletişim stratejisi. Parti içinde hiziplerin değil, halkın çıkarlarını önceleyen ortak bir dilin oluşturulması.

Sonuç: Yeniden Kurucu Bir CHP Mümkün mü?

Cumhuriyet Halk Partisi, bugün çoklu saldırıların hedefinde ama en büyük sorunu kendi içinden kaynaklanıyor: örgütsüzlük, hizipçilik ve refleks zayıflığı.

Eğer taban-tavan kopukluğu giderilmez, örgütler yeniden güçlendirilmez ve hizipler arası kavgalar sonlandırılmazsa, CHP’yi savunacak bir irade kalmayacak. Ancak örgütlü, demokratik ve sahici bir taban hareketiyle, partinin kurucu ruhunu yeniden canlandırmak mümkün.

Unutulmamalıdır ki;

Partiyi ancak halk savunur, halkı da ancak örgütlü bir CHP koruyabilir.

 

 

DİĞER YAZILARI AKP’de Demokrasi Olsaydı Erdoğan Sonrası Genel Başkan Şamil Tayyar Olurdu 01-01-1970 03:00 Bahçeli’nin Çıkışı: Stratejik Açılım mı, Siyasal Tuzak mı? 01-01-1970 03:00 Bu Nasıl Demokrasi Anlayışı? 01-01-1970 03:00 “Keşke Mevzuat Müsait Olsaydı” Demekle Adalet Gelmiyor 01-01-1970 03:00 AKP’de “Bilal Erdoğan” Tartışması: Gecikmiş İtirazlar, Sessizlikle Örülü Bir Geçmiş 01-01-1970 03:00 Siyaset İnsan Kazanma Sanatıdır, İhraçlar Niye? 01-01-1970 03:00 Özerklik: Korkuların Değil Gerçekliğin Konusu 01-01-1970 03:00 Devrim Partisi: Devrim Yolunda, Halkın İradesiyle… 01-01-1970 03:00 Partili Cumhurbaşkanlığı Çıkmazı ve Türkiye’nin Kurtuluş Rotası 01-01-1970 03:00 Mor Yeşil Kamucu Ekonomi: Eşitliğin ve Özgürlüğün Yeni Ufku 01-01-1970 03:00 Bizim Birliğe İhtiyacımız Var, Ayrışmaya Değil! 01-01-1970 03:00 Adaletsizliğe Karşı Susmuyoruz 01-01-1970 03:00 CHP’de “Birlik” Söylemi: Gerçek Demokrasi mi, Göstermelik Konsolidasyon mu? 01-01-1970 03:00 CHP’de Çıkış Aranıyor: Üçüncü Yol için Cihaner, Öymen, Karahasan — Sorumluluk Alın 01-01-1970 03:00 Hırsızlığı Sistem Üretiyor! 01-01-1970 03:00 15 Eylül Soruşturması Üzerine: CHP’de Tarihi Eşik 01-01-1970 03:00 Örgüt İradesine Sahip Çıkıyoruz. 01-01-1970 03:00 CHP'de Örgütünü Kucaklayan Örnek Belediye Başkanı da var… 01-01-1970 03:00 Yüz Yıllık Cumhuriyet Kazanımlarını Yok Saymak: İnkârın Asıl Biçimi 01-01-1970 03:00 CHP’de Delegasyon Savaşı: Birlikten mi Yanayız, Koltuktan mı? 01-01-1970 03:00 Şeffaflık mı, Şekilcilik mi? Çekmeköy Belediyesi 2024 Faaliyet Raporu Üzerine Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Koltuk Siyaseti Değil, Mücadele Siyaseti! 01-01-1970 03:00 CHP, Cumhuriyet Düşmanlarına Karşı Gereğini Neden Yapmaz? 01-01-1970 03:00 Aile Belediyeciliği mi, Halkçı Yerel Yönetim mi? 01-01-1970 03:00 AİLE BELEDİYECİLİĞİ Mİ, HALKÇI YEREL YÖNETİM Mİ? 01-01-1970 03:00 CHP’de Varlık Mücadelesinden Ülke Mücadelesine Geçiş Zamanı 01-01-1970 03:00 Bir Kişi mi, Bir Parti mi? 01-01-1970 03:00 Demokrasi Olmadan Barış Olmaz, Barış Olmadan İç Cephe Güçlü Olmaz! 01-01-1970 03:00 Savaş Başlamadan Süreç Başlatıldıysa: Türkiye’ye BOP Kapsamında Yeni Talimat mı Verildi? 01-01-1970 03:00 Acılarla Dolu Bir Haritanın Sorumluları: Siyasetçiler ve İktidar Sahipleri 01-01-1970 03:00 Kılıçdaroğlu’ndan Çarpıcı Çıkış: “Sessizliğimiz Suskunluk Değil, Sorumluluktur!” 01-01-1970 03:00 Eriyen AKP, Yeniden Toparlanabilir mi? 01-01-1970 03:00 Evrensel Değerler Çıkar Aracına Dönüşmemeli: “Soykırım, Demokrasi ve İnsan Hakları Üzerine” 01-01-1970 03:00 Türk Kimliğini İnkâr Etmek Devrimcilik Değil, İhanettir 01-01-1970 03:00 Türkiye'de Atatürk İsmi Siliniyor: Gençlik Bu Sessizliğe Dur Demeli! 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Gündemi Anayasa Değil: Aş, Ekmek ve Ahlaklı Siyaset! 01-01-1970 03:00 Başkanlık Sistemi: Seçilmiş Diktatörlüğün Modern Yüzü 01-01-1970 03:00 Bu Barış Neyin Barışı? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Siyaset: Hizmet İçin mi, Rant İçin mi? 01-01-1970 03:00 PKK ile Barış Mümkün mü? Tarihsel Gerçekler ve Lozan Üzerinden Bir Analiz 01-01-1970 03:00 Gençleri CHP Değil, AKP Sokağa Çıkardı: Bir Sosyal ve Siyasi Analiz 01-01-1970 03:00 "CHP’ye Sosyalist Bir Aday Yakışır: Mücadeleye Çağrı" 01-01-1970 03:00 Gençlik Susturulamaz: Türkiye’nin Umudu Z Kuşağı 01-01-1970 03:00 "Belediye Başkanlarımıza Çağrı: Kendi Medyamıza Sahip Çıkalım!" 01-01-1970 03:00 Cumhuriyeti ve Demokrasi Mücadelesini Sahiplenme Çağrısı 01-01-1970 03:00 Merkez Sağ Tıkanan Demokrasi İçin Çözüm ... 01-01-1970 03:00 CHP Demokratik Direniş Hareketini Başlattı 01-01-1970 03:00 CHP Kurultayında Divan Başkanının Tavrı: Ahlak ve Adalet Üzerine Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 CHP’ye Devrimci Bir Genel Başkan Yakışır 01-01-1970 03:00 AKP İktidarında 'Pankart Taşıma, Slogan Atan Grubun İçinde Bulunma...'  Bile Suç! 01-01-1970 03:00 Halk Siyasetçiye Güvenmiyor! 01-01-1970 03:00  Maarif Modeli Ülkenin Geleceğine Dinamit Koymaktır… 01-01-1970 03:00 Bu Yerel Seçim 2028’de Kimin Cumhurbaşkanı adayı olacağının da seçimidir. 01-01-1970 03:00 6’lı Masaya Tarihi Uyarı! 01-01-1970 03:00 Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsam! 01-01-1970 03:00 Mevcut Siyaset Halkı Devrime Zorluyor… 01-01-1970 03:00 Parlamento’daki Siyasi Partiler Halkı ve Devleti Sömürüyor!.. 01-01-1970 03:00 6 Masa Hüseyin Bas’ı Veto ederek kendi bacağına sıkıyor!.. 01-01-1970 03:00 Yasa yapanlar,  yasalara uyalım! 01-01-1970 03:00 Kılıçdaroğlu ne yapmaya çalıyor? 01-01-1970 03:00 Erdoğan Mansur Yavaş’ı çiğ, çiğ yer… 01-01-1970 03:00 Erdoğan’ın kabinede MHP’li bakan teklifine Bahçeli neden "gerek yok" dedi?  01-01-1970 03:00 Akşener demokrat mı yoksa diktatör mü? 01-01-1970 03:00 9 Eylül Onur günümüzdür 01-01-1970 03:00 Gürsel Tekin ne dediyse doğru demiştir 01-01-1970 03:00 Toplumsal Kurtuluş Özgür Bireyle olur! 01-01-1970 03:00 Biz Kimiz? 01-01-1970 03:00 İktidar ve Ortaklarına Halkın Öfkesi Her Geçen Gün Büyüyor 01-01-1970 03:00