CHP’de “Birlik” Söylemi: Gerçek Demokrasi mi, Göstermelik Konsolidasyon mu?

Burhanettin Yılmaz

02-10-2025 10:06

Advert

 

Cumhuriyet Halk Partisi, 39. Olağan Kurultay sürecini hızla ilerletiyor. İlçe kongrelerinin bu hafta, il kongrelerinin ise 22 Ekim’e kadar tamamlanacağı duyuruldu. Parti kurmayları, 24 Ekim’de görülecek kurultay davasının yeni delege yapısı sayesinde “konusuz kalacağını” iddia ediyor. Kongrelerde öne çıkan en büyük tema ise “birlik ve adalet” çağrıları.

Ama işin özüne bakıldığında şu soru yakıcı bir şekilde karşımıza çıkıyor: Bu birlik söylemi gerçek mi, yoksa partinin kendi iç krizini perdeleyen bir vitrin mi?

Kongreler: Demokrasi Değil, Otoritenin Araçları

CHP’nin kongre süreçleri yıllardır tabandan gelen demokratik bir katılımın ürünü olmaktan ziyade, üst yönetimin ve belediye başkanlarının belirleyici olduğu bir yapıya evrilmiştir.

Mahalle kongrelerinde belediye başkanlarının üyelere makam, mevki, iş vaadiyle yön vermesi; eş, dost, akraba ilişkileri üzerinden usulsüz delege yazımları; delege belirlemelerde düşük katılım… Bunlar, partinin örgüt içi demokrasiden ne kadar uzaklaştığını gösteriyor.

Kongre, bir partinin nabzının attığı yerdir. Ancak CHP’de kongreler, tabanın sözünü özgürce söylediği alanlar değil, yukarıdan belirlenen dengelerin tasdik edildiği ritüellere dönüşmüş durumda.

İhraçlar ve Sessizleştirme: CHP’nin Açmazı

CHP yönetimi, “adalet” kavramını dilinden düşürmezken, partide kendisiyle aynı düşünmeyenleri ihraç etmeyi alışkanlık haline getirmiştir. Bu tutum, örgüt içinde farklı seslerin çıkmasını engellediği gibi, dışarıya da ironik bir çelişki olarak yansıyor:

Kendi içinde demokratik olmayan bir CHP, nasıl olur da ülkede demokrasi mücadelesine öncülük edebilir?

Gerçek birlik, farklılıkları susturmakla değil, onların varlığını kabul edip ortak zeminde buluşturmakla mümkündür. CHP’nin “birlik” söylemi, bugün muhalif unsurları tasfiye etmenin bir başka adıdır.

Burjuva Partisi ile Sosyalist Parti Arasındaki Fark

Burada temel bir ayrımın altını çizmek gerekiyor:

Burjuva partilerinde kongreler çoğu zaman lider merkezli, iktidar dağıtımına dayalı, yukarıdan aşağıya işleyen bir mekanizmadır. Delege sistemi bu yüzden manipülasyona açık ve tabanı kontrol altında tutmaya yarayan bir araçtır. Sosyalist partilerde ise kongre, tabanın iradesinin en doğrudan ifadesidir. Tartışmalar özgürdür, farklı görüşler demokratik biçimde yarışır ve sonuçlar çoğunluk kararına göre belirlenir. Leninist gelenekte kongre, “partinin en yüksek iradesi” olarak kabul edilir; tüm organlar ona hesap verir.

CHP’nin kongreleri bu açıdan burjuva siyasetinin tipik bir örneğidir: kitlelerin örgütlü iradesinden değil, kliklerin ve belediye ağlarının belirleyiciliğinden beslenir.

‘Birlik’ Söyleminin Arkasındaki Gerçek

Bugün CHP kurmaylarının dilinden düşmeyen “birlik” çağrısı, aslında parti içindeki muhalefeti bastırmak ve dışarıya güçlü bir görüntü vermek için kullanılan politik bir araçtır.

“Sandıkta yenemediklerimizi yargıyla susturmaya çalışıyorlar” diyen CHP yöneticileri haklıdır; iktidarın yargı sopasıyla CHP’yi kuşatmaya çalıştığı ortadadır. Ancak aynı CHP yönetiminin kendi içindeki muhalifleri “ihraç” sopasıyla susturması, bu söylemi boş bir retorikten ibaret hale getiriyor.

Bu tablo bize şunu gösteriyor: CHP’nin sorunu sadece iktidar baskısı değildir; aynı zamanda kendi içindeki anti-demokratik reflekslerdir.

Solun Görevi: Gerçek Demokrasi İçin Israr

Solun görevi, bu çelişkileri teşhir etmek ve “birlik” kavramının içini gerçek demokrasiyle doldurmaktır. Birlik, farklı sesleri susturarak değil, onları demokratik zeminde tartıştırarak sağlanır. Adalet, makam ve mevki dağıtmakla değil, her üyenin eşit hakka sahip olmasıyla mümkündür.

CHP kongre süreçleri, solun bu gerçeği daha yüksek sesle dile getirmesi gereken bir döneme işaret ediyor. Eğer CHP, kendini halkın umudu olarak görmek istiyorsa, önce kendi içinde demokratikleşmek, tabanın iradesine gerçek anlamda kulak vermek zorundadır.

Sonuç: Bugün CHP’nin “birlik ve adalet” söylemi ile örgüt içi pratiği arasındaki uçurum giderek büyüyor. Eğer bu çelişki aşılmazsa, partinin halka sunduğu demokrasi iddiası da inandırıcılığını yitirir. Sol için görev açıktır: Kongre süreçlerini “yukarıdan dizayn” eden anlayışa karşı, gerçek taban demokrasisini savunmak.

 

DİĞER YAZILARI AKP’de Demokrasi Olsaydı Erdoğan Sonrası Genel Başkan Şamil Tayyar Olurdu 01-01-1970 03:00 Bahçeli’nin Çıkışı: Stratejik Açılım mı, Siyasal Tuzak mı? 01-01-1970 03:00 Bu Nasıl Demokrasi Anlayışı? 01-01-1970 03:00 “Keşke Mevzuat Müsait Olsaydı” Demekle Adalet Gelmiyor 01-01-1970 03:00 AKP’de “Bilal Erdoğan” Tartışması: Gecikmiş İtirazlar, Sessizlikle Örülü Bir Geçmiş 01-01-1970 03:00 Siyaset İnsan Kazanma Sanatıdır, İhraçlar Niye? 01-01-1970 03:00 Özerklik: Korkuların Değil Gerçekliğin Konusu 01-01-1970 03:00 Devrim Partisi: Devrim Yolunda, Halkın İradesiyle… 01-01-1970 03:00 Partili Cumhurbaşkanlığı Çıkmazı ve Türkiye’nin Kurtuluş Rotası 01-01-1970 03:00 Mor Yeşil Kamucu Ekonomi: Eşitliğin ve Özgürlüğün Yeni Ufku 01-01-1970 03:00 Bizim Birliğe İhtiyacımız Var, Ayrışmaya Değil! 01-01-1970 03:00 Adaletsizliğe Karşı Susmuyoruz 01-01-1970 03:00 CHP’de Çıkış Aranıyor: Üçüncü Yol için Cihaner, Öymen, Karahasan — Sorumluluk Alın 01-01-1970 03:00 CHP'yi Kim Savunacak? 01-01-1970 03:00 Hırsızlığı Sistem Üretiyor! 01-01-1970 03:00 15 Eylül Soruşturması Üzerine: CHP’de Tarihi Eşik 01-01-1970 03:00 Örgüt İradesine Sahip Çıkıyoruz. 01-01-1970 03:00 CHP'de Örgütünü Kucaklayan Örnek Belediye Başkanı da var… 01-01-1970 03:00 Yüz Yıllık Cumhuriyet Kazanımlarını Yok Saymak: İnkârın Asıl Biçimi 01-01-1970 03:00 CHP’de Delegasyon Savaşı: Birlikten mi Yanayız, Koltuktan mı? 01-01-1970 03:00 Şeffaflık mı, Şekilcilik mi? Çekmeköy Belediyesi 2024 Faaliyet Raporu Üzerine Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Koltuk Siyaseti Değil, Mücadele Siyaseti! 01-01-1970 03:00 CHP, Cumhuriyet Düşmanlarına Karşı Gereğini Neden Yapmaz? 01-01-1970 03:00 Aile Belediyeciliği mi, Halkçı Yerel Yönetim mi? 01-01-1970 03:00 AİLE BELEDİYECİLİĞİ Mİ, HALKÇI YEREL YÖNETİM Mİ? 01-01-1970 03:00 CHP’de Varlık Mücadelesinden Ülke Mücadelesine Geçiş Zamanı 01-01-1970 03:00 Bir Kişi mi, Bir Parti mi? 01-01-1970 03:00 Demokrasi Olmadan Barış Olmaz, Barış Olmadan İç Cephe Güçlü Olmaz! 01-01-1970 03:00 Savaş Başlamadan Süreç Başlatıldıysa: Türkiye’ye BOP Kapsamında Yeni Talimat mı Verildi? 01-01-1970 03:00 Acılarla Dolu Bir Haritanın Sorumluları: Siyasetçiler ve İktidar Sahipleri 01-01-1970 03:00 Kılıçdaroğlu’ndan Çarpıcı Çıkış: “Sessizliğimiz Suskunluk Değil, Sorumluluktur!” 01-01-1970 03:00 Eriyen AKP, Yeniden Toparlanabilir mi? 01-01-1970 03:00 Evrensel Değerler Çıkar Aracına Dönüşmemeli: “Soykırım, Demokrasi ve İnsan Hakları Üzerine” 01-01-1970 03:00 Türk Kimliğini İnkâr Etmek Devrimcilik Değil, İhanettir 01-01-1970 03:00 Türkiye'de Atatürk İsmi Siliniyor: Gençlik Bu Sessizliğe Dur Demeli! 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Gündemi Anayasa Değil: Aş, Ekmek ve Ahlaklı Siyaset! 01-01-1970 03:00 Başkanlık Sistemi: Seçilmiş Diktatörlüğün Modern Yüzü 01-01-1970 03:00 Bu Barış Neyin Barışı? 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Siyaset: Hizmet İçin mi, Rant İçin mi? 01-01-1970 03:00 PKK ile Barış Mümkün mü? Tarihsel Gerçekler ve Lozan Üzerinden Bir Analiz 01-01-1970 03:00 Gençleri CHP Değil, AKP Sokağa Çıkardı: Bir Sosyal ve Siyasi Analiz 01-01-1970 03:00 "CHP’ye Sosyalist Bir Aday Yakışır: Mücadeleye Çağrı" 01-01-1970 03:00 Gençlik Susturulamaz: Türkiye’nin Umudu Z Kuşağı 01-01-1970 03:00 "Belediye Başkanlarımıza Çağrı: Kendi Medyamıza Sahip Çıkalım!" 01-01-1970 03:00 Cumhuriyeti ve Demokrasi Mücadelesini Sahiplenme Çağrısı 01-01-1970 03:00 Merkez Sağ Tıkanan Demokrasi İçin Çözüm ... 01-01-1970 03:00 CHP Demokratik Direniş Hareketini Başlattı 01-01-1970 03:00 CHP Kurultayında Divan Başkanının Tavrı: Ahlak ve Adalet Üzerine Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 CHP’ye Devrimci Bir Genel Başkan Yakışır 01-01-1970 03:00 AKP İktidarında 'Pankart Taşıma, Slogan Atan Grubun İçinde Bulunma...'  Bile Suç! 01-01-1970 03:00 Halk Siyasetçiye Güvenmiyor! 01-01-1970 03:00  Maarif Modeli Ülkenin Geleceğine Dinamit Koymaktır… 01-01-1970 03:00 Bu Yerel Seçim 2028’de Kimin Cumhurbaşkanı adayı olacağının da seçimidir. 01-01-1970 03:00 6’lı Masaya Tarihi Uyarı! 01-01-1970 03:00 Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsam! 01-01-1970 03:00 Mevcut Siyaset Halkı Devrime Zorluyor… 01-01-1970 03:00 Parlamento’daki Siyasi Partiler Halkı ve Devleti Sömürüyor!.. 01-01-1970 03:00 6 Masa Hüseyin Bas’ı Veto ederek kendi bacağına sıkıyor!.. 01-01-1970 03:00 Yasa yapanlar,  yasalara uyalım! 01-01-1970 03:00 Kılıçdaroğlu ne yapmaya çalıyor? 01-01-1970 03:00 Erdoğan Mansur Yavaş’ı çiğ, çiğ yer… 01-01-1970 03:00 Erdoğan’ın kabinede MHP’li bakan teklifine Bahçeli neden "gerek yok" dedi?  01-01-1970 03:00 Akşener demokrat mı yoksa diktatör mü? 01-01-1970 03:00 9 Eylül Onur günümüzdür 01-01-1970 03:00 Gürsel Tekin ne dediyse doğru demiştir 01-01-1970 03:00 Toplumsal Kurtuluş Özgür Bireyle olur! 01-01-1970 03:00 Biz Kimiz? 01-01-1970 03:00 İktidar ve Ortaklarına Halkın Öfkesi Her Geçen Gün Büyüyor 01-01-1970 03:00