Bu Barış Neyin Barışı?

Burhanettin Yılmaz

16-05-2025 20:48

Advert

 

Türkiye'de barış kavramı, siyaset ve uluslararası ilişkiler açısından sıkça gündeme gelmekte. ABD, PKK ve Türkiye yönetimi arasında yürütülen görüşmeler, kamuoyunda farklı yorumlara neden oluyor. Ancak bu süreç, gerçekten halkın yararına mı yoksa belirli grupların çıkarlarını mı diye insanın aklına sorular geliyor.

Türkiye’de "barış" adı altında yürütülen bu siyasi süreç, aslında bir ülkeyi daha özgür kılmaktan ziyade belirli aktörlerin çıkarlarını koruma amacını taşıyor. Erdoğan ve yönetimi, anayasa değişikliklerini bir gereklilik gibi göstererek kendi siyasi gücünü artırmaya çalışıyor. Bu süreçte küresel güçler ve PKK’ye tavizler verilirken halk için somut bir kazanım sağlanmıyor.

Peki, gerçekten bir savaş ortamı olmamasına rağmen bu barış söylemi neden bu kadar güçlü vurgulanıyor? Barış adı altında kurulmaya çalışılan otoriter düzenin arkasında hangi hesaplar yatıyor?

I. Türkiye’de Gerçek Barışın Dinamikleri

Türkiye’de Türk ve Kürt halkları tarih boyunca yan yana yaşamış, sokakta aralarında hiç kavga yok, hatta birbirleriyle kız almış, vermiş, akraba olarak etle tırnak gibi kaynaşmışlar, aile bağları kurmuş, kültürel ve ekonomik olarak kaynaşmışlardır. Kısaca halk arasında bir çatışma olmadığı halde, siyasi aktörler sürekli bir barış süreci ihtiyacından bahsediyor. Oysa sokakta Türk ve Kürt halkı yıllardır barış içinde yaşamaktadır.

Toplumsal Uyum: Evlilikler, iş ortaklıkları, komşuluk ilişkileri ve kültürel birliktelikler Siyasal Manipülasyon: Halkın gündelik hayatında hiçbir bölgesel çatışma olmamasına rağmen yapay bir kriz algısı yaratılması Gerçek Barış ile Siyasi Barışın Farkı: Halkın kendi oluşturduğu barış ve siyasi aktörlerin pazarlık ettiği sözde barış süreci

Barış süreci, sadece belirli politik grupların hedeflerine ulaşmasını sağlayacak bir aracı olarak kullanılıyor. Halk zaten birbiriyle barış içindeyken, bu sürecin gerçek amacı halkın özgürleşmesi mi, yoksa siyasi elitlerin gücünü pekiştirmesi mi?

II. Küresel Güçler, PKK ve Taviz Politikası

Erdoğan yönetimi, sözde barış süreci adı altında hem küresel güçlere hem de PKK’ye belirli tavizler veriyor. Bu süreçte halkın doğrudan çıkarı gözetilmezken, yönetici elitler kendi pozisyonlarını güçlendiriyor.

ABD’nin Bölgesel Planları: Türkiye üzerinde etkisini artırma çabaları ve yönetim üzerindeki ekonomik ve askeri baskılar PKK’nin Talepleri: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü ve Irak-Suriye ekseninde Kürt kazanımlarının genişletilmesi Erdoğan’ın Hesapları: Güç konsolidasyonu ve başkanlık sisteminin daha da sertleşmesi

Savaşın olmadığı bir ülkede bir barış sürecinin zorunlu tutulması aslında doğrudan siyasi bir oyun olarak karşımıza çıkıyor. Gerçek bir barış ihtiyacı olmadığı halde uluslararası aktörler ve yönetim bunu bir araç olarak kullanıyor. Halkın iradesinin yok sayıldığı ve siyasi pazarlıkların merkezi haline gelen bir süreç gerçek barış sağlayabilir mi?

III. Anayasa Değişikliği ile Otoriterleşme Süreci

Türkiye’de demokratik reformların geliştirilmesi gerekirken, anayasa değişiklikleri barış adı altında baskıcı bir yönetim sisteminin kurulmasına hizmet ediyor.

Genişleyen Başkanlık Yetkileri: Erdoğan’ın kendisine daha fazla karar yetkisi tanıyacak düzenlemeleri zorlaması Özgürlüklerin Daraltılması: Muhalefetin baskı altına alınması, medya kontrolü ve halkın siyasal süreçten uzaklaştırılması Halk için Gerçek Kazanım Var mı? Barış söylemi üzerinden otoriterleşmenin derinleşmesi

Halk için somut hiçbir değişiklik yapılmazken, siyasi ve ekonomik elitler konumlarını sağlamlaştırıyor. Anayasa değişikliği, halkın daha özgür olması için değil, yönetici kesimin daha fazla kontrol sağlaması için bir araç haline gelmiş durumda.

Sonuç: Barış Söylemi ile Kurulan Otoriter Düzen

Savaşın olmadığı bir ülkede barış sürecinin gerekliliği sürekli gündeme getirilirken halkın gerçek kazanımları göz ardı ediliyor. Yönetici elitler koltuklarını sağlamlaştırırken halkın ekonomik, sosyal ve siyasal hakları daha da geriye gidiyor.

Barış mı, yoksa sadece otoriter bir düzen mi kurulmak isteniyor? Halkın iradesi olmadan bir sistem kurulursa gerçek barış nasıl sağlanabilir?

Bu süreçte kaybeden halk, kazanan ise siyasi elitler olacak. Türkiye’nin geleceği, bu sistemin nasıl yönlendirileceğine ve halkın gerçek anlamda nasıl söz sahibi olacağına bağlı olacak.

Bu makale süreci daha da somutlaştırarak siyasi ve toplumsal açılardan ele aldı. Daha detaylandırmak veya belirli noktaları genişletmek ister misiniz? Görüşlerinizi ekleyerek içeriği daha da güçlendirebiliriz!

 

DİĞER YAZILARI AKP’de Demokrasi Olsaydı Erdoğan Sonrası Genel Başkan Şamil Tayyar Olurdu 01-01-1970 03:00 Bahçeli’nin Çıkışı: Stratejik Açılım mı, Siyasal Tuzak mı? 01-01-1970 03:00 Bu Nasıl Demokrasi Anlayışı? 01-01-1970 03:00 “Keşke Mevzuat Müsait Olsaydı” Demekle Adalet Gelmiyor 01-01-1970 03:00 AKP’de “Bilal Erdoğan” Tartışması: Gecikmiş İtirazlar, Sessizlikle Örülü Bir Geçmiş 01-01-1970 03:00 Siyaset İnsan Kazanma Sanatıdır, İhraçlar Niye? 01-01-1970 03:00 Özerklik: Korkuların Değil Gerçekliğin Konusu 01-01-1970 03:00 Devrim Partisi: Devrim Yolunda, Halkın İradesiyle… 01-01-1970 03:00 Partili Cumhurbaşkanlığı Çıkmazı ve Türkiye’nin Kurtuluş Rotası 01-01-1970 03:00 Mor Yeşil Kamucu Ekonomi: Eşitliğin ve Özgürlüğün Yeni Ufku 01-01-1970 03:00 Bizim Birliğe İhtiyacımız Var, Ayrışmaya Değil! 01-01-1970 03:00 Adaletsizliğe Karşı Susmuyoruz 01-01-1970 03:00 CHP’de “Birlik” Söylemi: Gerçek Demokrasi mi, Göstermelik Konsolidasyon mu? 01-01-1970 03:00 CHP’de Çıkış Aranıyor: Üçüncü Yol için Cihaner, Öymen, Karahasan — Sorumluluk Alın 01-01-1970 03:00 CHP'yi Kim Savunacak? 01-01-1970 03:00 Hırsızlığı Sistem Üretiyor! 01-01-1970 03:00 15 Eylül Soruşturması Üzerine: CHP’de Tarihi Eşik 01-01-1970 03:00 Örgüt İradesine Sahip Çıkıyoruz. 01-01-1970 03:00 CHP'de Örgütünü Kucaklayan Örnek Belediye Başkanı da var… 01-01-1970 03:00 Yüz Yıllık Cumhuriyet Kazanımlarını Yok Saymak: İnkârın Asıl Biçimi 01-01-1970 03:00 CHP’de Delegasyon Savaşı: Birlikten mi Yanayız, Koltuktan mı? 01-01-1970 03:00 Şeffaflık mı, Şekilcilik mi? Çekmeköy Belediyesi 2024 Faaliyet Raporu Üzerine Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 Koltuk Siyaseti Değil, Mücadele Siyaseti! 01-01-1970 03:00 CHP, Cumhuriyet Düşmanlarına Karşı Gereğini Neden Yapmaz? 01-01-1970 03:00 Aile Belediyeciliği mi, Halkçı Yerel Yönetim mi? 01-01-1970 03:00 AİLE BELEDİYECİLİĞİ Mİ, HALKÇI YEREL YÖNETİM Mİ? 01-01-1970 03:00 CHP’de Varlık Mücadelesinden Ülke Mücadelesine Geçiş Zamanı 01-01-1970 03:00 Bir Kişi mi, Bir Parti mi? 01-01-1970 03:00 Demokrasi Olmadan Barış Olmaz, Barış Olmadan İç Cephe Güçlü Olmaz! 01-01-1970 03:00 Savaş Başlamadan Süreç Başlatıldıysa: Türkiye’ye BOP Kapsamında Yeni Talimat mı Verildi? 01-01-1970 03:00 Acılarla Dolu Bir Haritanın Sorumluları: Siyasetçiler ve İktidar Sahipleri 01-01-1970 03:00 Kılıçdaroğlu’ndan Çarpıcı Çıkış: “Sessizliğimiz Suskunluk Değil, Sorumluluktur!” 01-01-1970 03:00 Eriyen AKP, Yeniden Toparlanabilir mi? 01-01-1970 03:00 Evrensel Değerler Çıkar Aracına Dönüşmemeli: “Soykırım, Demokrasi ve İnsan Hakları Üzerine” 01-01-1970 03:00 Türk Kimliğini İnkâr Etmek Devrimcilik Değil, İhanettir 01-01-1970 03:00 Türkiye'de Atatürk İsmi Siliniyor: Gençlik Bu Sessizliğe Dur Demeli! 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Gündemi Anayasa Değil: Aş, Ekmek ve Ahlaklı Siyaset! 01-01-1970 03:00 Başkanlık Sistemi: Seçilmiş Diktatörlüğün Modern Yüzü 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Siyaset: Hizmet İçin mi, Rant İçin mi? 01-01-1970 03:00 PKK ile Barış Mümkün mü? Tarihsel Gerçekler ve Lozan Üzerinden Bir Analiz 01-01-1970 03:00 Gençleri CHP Değil, AKP Sokağa Çıkardı: Bir Sosyal ve Siyasi Analiz 01-01-1970 03:00 "CHP’ye Sosyalist Bir Aday Yakışır: Mücadeleye Çağrı" 01-01-1970 03:00 Gençlik Susturulamaz: Türkiye’nin Umudu Z Kuşağı 01-01-1970 03:00 "Belediye Başkanlarımıza Çağrı: Kendi Medyamıza Sahip Çıkalım!" 01-01-1970 03:00 Cumhuriyeti ve Demokrasi Mücadelesini Sahiplenme Çağrısı 01-01-1970 03:00 Merkez Sağ Tıkanan Demokrasi İçin Çözüm ... 01-01-1970 03:00 CHP Demokratik Direniş Hareketini Başlattı 01-01-1970 03:00 CHP Kurultayında Divan Başkanının Tavrı: Ahlak ve Adalet Üzerine Bir Değerlendirme 01-01-1970 03:00 CHP’ye Devrimci Bir Genel Başkan Yakışır 01-01-1970 03:00 AKP İktidarında 'Pankart Taşıma, Slogan Atan Grubun İçinde Bulunma...'  Bile Suç! 01-01-1970 03:00 Halk Siyasetçiye Güvenmiyor! 01-01-1970 03:00  Maarif Modeli Ülkenin Geleceğine Dinamit Koymaktır… 01-01-1970 03:00 Bu Yerel Seçim 2028’de Kimin Cumhurbaşkanı adayı olacağının da seçimidir. 01-01-1970 03:00 6’lı Masaya Tarihi Uyarı! 01-01-1970 03:00 Kılıçdaroğlu’nun yerinde olsam! 01-01-1970 03:00 Mevcut Siyaset Halkı Devrime Zorluyor… 01-01-1970 03:00 Parlamento’daki Siyasi Partiler Halkı ve Devleti Sömürüyor!.. 01-01-1970 03:00 6 Masa Hüseyin Bas’ı Veto ederek kendi bacağına sıkıyor!.. 01-01-1970 03:00 Yasa yapanlar,  yasalara uyalım! 01-01-1970 03:00 Kılıçdaroğlu ne yapmaya çalıyor? 01-01-1970 03:00 Erdoğan Mansur Yavaş’ı çiğ, çiğ yer… 01-01-1970 03:00 Erdoğan’ın kabinede MHP’li bakan teklifine Bahçeli neden "gerek yok" dedi?  01-01-1970 03:00 Akşener demokrat mı yoksa diktatör mü? 01-01-1970 03:00 9 Eylül Onur günümüzdür 01-01-1970 03:00 Gürsel Tekin ne dediyse doğru demiştir 01-01-1970 03:00 Toplumsal Kurtuluş Özgür Bireyle olur! 01-01-1970 03:00 Biz Kimiz? 01-01-1970 03:00 İktidar ve Ortaklarına Halkın Öfkesi Her Geçen Gün Büyüyor 01-01-1970 03:00