HTŞ kontrolündeki Suriye hükümetine bağlı güvenlik güçleri ile YPG/SDG arasındaki gerilim yeniden tırmandı. Suriye devlet medyası, hükümet birliklerinin Tabka kentini ve ülkenin en büyük barajı olan Fırat Barajı’nı kontrol altına aldığını duyurdu. Gelişme, Suriye’nin kuzeyinde dengeleri değiştirebilecek nitelikte değerlendirilirken, bazı bölgelerde çatışmaların halen sürdüğü bildirildi.

Hükümet güçlerinin Tabka hattına ilerlemeden önce Halep kırsalında bir dizi yerleşimi ele geçirdiği aktarıldı. Cumartesi günü Meskene kasabasının kontrolünün sağlandığı, ardından ilerleyişin sürdüğü belirtildi. Halep’in yaklaşık 50 kilometre doğusundaki Deyr Hafir bölgesine de hükümet birliklerinin girdiği, coğrafi konum doğrulaması yapılan görüntülerle kamuoyuna yansıdı.

Sahadaki gerilimin en yoğun yaşandığı alanlardan biri ise petrol sahaları oldu. YPG/SDG, Tabka’nın güneyinde bulunan Sevra (Thawra) petrol sahası çevresinde hükümet güçleriyle “şiddetli çatışmalar” yaşandığını açıkladı. YPG/SDG, bu bölgenin daha önce varıldığı belirtilen anlaşma kapsamı dışında olduğunu savundu. Buna karşılık Suriye devlet ajansı SANA, Sevra petrol sahası ile bölgede yer alan bir başka petrol sahasının hükümet güçlerinin kontrolüne geçtiğini ileri sürdü.

Artan gerilim üzerine ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), taraflara itidal çağrısı yaptı. CENTCOM’un açıklamasında, özellikle Halep ile Tabka arasındaki bölgelerde Suriye hükümet güçlerinin saldırı eylemlerini durdurması istendi.

Suriyeli güvenlik güçleri ise YPG/SDG’yi Meskene yakınlarında bir askeri devriyeye ateş açmakla suçladı. Açıklamada, saldırıda iki askerin yaşamını yitirdiği öne sürüldü. Ayrıca Rakka yönündeki yol üzerinde bir köprüye patlayıcı yerleştirildiği iddia edilerek, bunun var olan anlaşmaları sabote edeceği ve “çok ağır sonuçlar” doğuracağı uyarısı yapıldı. Gelişmelerin ardından YPG/SDG’nin Rakka’da sokağa çıkma yasağı ilan ettiği bildirildi.

Öte yandan, gerilimin sürdüğü süreçte HTŞ liderliğindeki Şam yönetiminin başındaki Ahmed el-Şara’nın yayımladığı kararname de dikkat çekti. Kararnamede Kürt vatandaşlara tam vatandaşlık haklarının tanınacağı, kültürel hakların güvence altına alınacağı, Kürtçenin “ulusal dil” olarak kabul edileceği ve Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelerde okullarda Kürtçe eğitime izin verileceği taahhüt edildi.

Ancak geçen yıl Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında varılan ve YPG/SDG güçlerinin 2025 sonuna kadar Suriye ordusuna entegre edilmesini öngören anlaşmada bugüne kadar somut bir ilerleme sağlanamadığı biliniyor. Sahadaki askeri hareketlilik ve karşılıklı suçlamalar, Suriye’nin kuzeyinde yeni ve daha geniş bir çatışma hattının oluşabileceği endişelerini güçlendiriyor.