ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık sekiz dakikalık video açıklamasında İran’a karşı “büyük çaplı askeri operasyonlar” başlatıldığını duyurdu. Trump, Tahran yönetiminin yalnızca ABD’yi değil, yurtdışındaki Amerikan askerlerini, askeri üsleri ve müttefik ülkeleri de tehdit ettiğini öne sürdü.

İran’ı bölgedeki saldırıların sorumlusu olmakla suçlayan Trump, operasyonun “Amerikalıları koruma amacı” taşıdığını savundu. İran yönetiminin yıllardır ABD karşıtı söylemler benimsediğini belirten Trump, “İran rejimi onlarca yıldır ‘Amerika’ya ölüm’ sloganı atıyor” ifadelerini kullandı.

Trump, askeri müdahale sırasında sivil kayıpların önlenmesi için önlemler alındığını dile getirse de Amerikalıların hayatını kaybedebileceği uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları’na silah bırakma çağrısı yapan Trump, aksi durumda “kesin ölümle karşılaşacaklarını” söyledi.

Konuşmasında 1979’daki Tahran Büyükelçiliği rehine krizine de değinen Trump, İran’ı uzun süredir “terör ve saldırı politikası” izlemekle suçladı. İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmeye çalıştığını ve uzun menzilli füze geliştirdiğini iddia eden Trump, “Füzelerini yok edeceğiz” ve “Donanmalarını etkisiz hale getireceğiz” dedi.

“Özgürlüğünüzün saati yaklaştı” diyerek İran halkına seslenen Trump, operasyon sonrası yönetimin halkın eline geçmesi gerektiğini savundu. “Biz işimizi bitirdiğimizde hükümetinizi devralın” ifadeleriyle açık bir rejim değişikliği mesajı verdi.

Öte yandan İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken, Mossad Farsça Telegram kanalı üzerinden İran halkına çağrı yaptı. Açıklamada, rejime karşı mücadelede fotoğraf ve video paylaşılması istendi. “Birlikte İran’ı eski görkemli günlerine döndüreceğiz” ifadeleri dikkat çekti.

Trump’ın açıklamasında operasyonun kapsamı, süresi ve hedeflerine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.

 

 

EDİTÖR NOTU

Ortadoğu bir kez daha emperyal hesaplaşmaların sahnesi haline getiriliyor. “Ulusal güvenlik” ve “tehdit” söylemleri, uluslararası hukukun ve diplomatik kanalların yerine askeri müdahaleyi koyuyor. Bu tür operasyonların bedelini ise her zaman halklar ödüyor: emekçiler, yoksullar, gençler.

Bölgede süren her gerilim, yalnızca devletler arası bir güç mücadelesi değil; aynı zamanda demokrasi, halk iradesi ve barış talebinin bastırılması anlamına geliyor. Savaş politikaları, içeride baskıyı ve otoriterleşmeyi büyütürken dışarıda yıkımı derinleştiriyor.

Gerçek çözüm; silahların gölgesinde değil, halkların eşitliği, bağımsızlığı ve barış içinde bir arada yaşama iradesinde yatıyor. Emek mücadelesi, demokrasi talebi ve halkların kardeşliği, savaş naralarının karşısındaki tek kalıcı seçenektir.

Trump’tan İran’a “Büyük Operasyon” İlanı: Bölgeyi Ateşe Atan Sözler

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yayımladığı video mesajında İran’a yönelik “büyük çaplı askeri operasyon” başlatıldığını açıkladı. Operasyonun gerekçesini ABD çıkarlarına yönelik tehditler olarak gösteren Trump, İran yönetimini sert ifadelerle hedef aldı. Devrim Muhafızları’na silah bırakma çağrısı yapan Trump, “Bombalar her yere düşecek” diyerek askeri adımların süreceğini söyledi. İsrail istihbaratı Mossad da İran halkına rejim karşıtı görüntü paylaşma çağrısında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık sekiz dakikalık video açıklamasında İran’a karşı “büyük çaplı askeri operasyonlar” başlatıldığını duyurdu. Trump, Tahran yönetiminin yalnızca ABD’yi değil, yurtdışındaki Amerikan askerlerini, askeri üsleri ve müttefik ülkeleri de tehdit ettiğini öne sürdü.

İran’ı bölgedeki saldırıların sorumlusu olmakla suçlayan Trump, operasyonun “Amerikalıları koruma amacı” taşıdığını savundu. İran yönetiminin yıllardır ABD karşıtı söylemler benimsediğini belirten Trump, “İran rejimi onlarca yıldır ‘Amerika’ya ölüm’ sloganı atıyor” ifadelerini kullandı.

Trump, askeri müdahale sırasında sivil kayıpların önlenmesi için önlemler alındığını dile getirse de Amerikalıların hayatını kaybedebileceği uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları’na silah bırakma çağrısı yapan Trump, aksi durumda “kesin ölümle karşılaşacaklarını” söyledi.

Konuşmasında 1979’daki Tahran Büyükelçiliği rehine krizine de değinen Trump, İran’ı uzun süredir “terör ve saldırı politikası” izlemekle suçladı. İran’ın nükleer programını yeniden inşa etmeye çalıştığını ve uzun menzilli füze geliştirdiğini iddia eden Trump, “Füzelerini yok edeceğiz” ve “Donanmalarını etkisiz hale getireceğiz” dedi.

“Özgürlüğünüzün saati yaklaştı” diyerek İran halkına seslenen Trump, operasyon sonrası yönetimin halkın eline geçmesi gerektiğini savundu. “Biz işimizi bitirdiğimizde hükümetinizi devralın” ifadeleriyle açık bir rejim değişikliği mesajı verdi.

Öte yandan İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sürerken, Mossad Farsça Telegram kanalı üzerinden İran halkına çağrı yaptı. Açıklamada, rejime karşı mücadelede fotoğraf ve video paylaşılması istendi. “Birlikte İran’ı eski görkemli günlerine döndüreceğiz” ifadeleri dikkat çekti.

Trump’ın açıklamasında operasyonun kapsamı, süresi ve hedeflerine ilişkin ayrıntı paylaşılmadı.

ABD, Donald Trump, İran, askeri operasyon, Orta Doğu, Devrim Muhafızları, Mossad, İsrail, nükleer gerilim, emperyalizm, bölgesel kriz, savaş tehdidi

 

EDİTÖR NOTU

Ortadoğu bir kez daha emperyal hesaplaşmaların sahnesi haline getiriliyor. “Ulusal güvenlik” ve “tehdit” söylemleri, uluslararası hukukun ve diplomatik kanalların yerine askeri müdahaleyi koyuyor. Bu tür operasyonların bedelini ise her zaman halklar ödüyor: emekçiler, yoksullar, gençler.

Bölgede süren her gerilim, yalnızca devletler arası bir güç mücadelesi değil; aynı zamanda demokrasi, halk iradesi ve barış talebinin bastırılması anlamına geliyor. Savaş politikaları, içeride baskıyı ve otoriterleşmeyi büyütürken dışarıda yıkımı derinleştiriyor.

Gerçek çözüm; silahların gölgesinde değil, halkların eşitliği, bağımsızlığı ve barış içinde bir arada yaşama iradesinde yatıyor. Emek mücadelesi, demokrasi talebi ve halkların kardeşliği, savaş naralarının karşısındaki tek kalıcı seçenektir.