Suriye’de yönetimi ele geçiren HTŞ lideri ve geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın, Şam yönetimi ile Demokratik Suriye Güçleri (SDG) arasında “tam entegrasyon”u öngören bir anlaşma imzalandığını açıklaması bölgesel dengeleri yeniden tartışmaya açtı. Şara, Suriye’nin kuzeydoğusunda ateşkes ilan edildiğini belirtirken, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile yapılması planlanan görüşmenin hava koşulları nedeniyle ertelendiğini duyurdu.

Suriye resmi haber ajansı SANA da taraflar arasında “tam entegrasyon” anlaşmasının imzalandığını doğruladı. Anlaşma, Suriye’nin geleceği, Rojava’nın statüsü ve Kürtlerin kazanımları açısından kritik bir adım olarak değerlendirilirken, Ankara’dan gelen açıklamalar dikkat çekti.

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı uzun açıklamada SDG’yi doğrudan hedef aldı. Çelik, “SDG’nin ‘terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge’ ilkemizi hedef alan ‘darbe girişimi’ durdurulmuştur. SDG’nin aleti olduğu darbe mekanizması işlevsiz kalmıştır” ifadelerini kullandı.

Çelik açıklamasında, Ahmed Şara tarafından yayımlanan ve Suriyeli Kürtlerin haklarını tanıyan kararnameyi olumlu bir adım olarak nitelendirirken, bu kazanımların SDG’nin değil Şam yönetiminin ve Türkiye’nin desteklediği süreçlerin sonucu olduğunu savundu. Baas rejimi dönemindeki inkâr ve asimilasyon politikalarının sona erdiğini ileri süren Çelik, bu yaklaşımın tüm etnik ve mezhebi grupları kapsayacağını iddia etti.

AKP Sözcüsü, SDG’yi “devlet içinde devlet, ordu içinde ordu” kurmakla suçlayarak bunun Suriye’nin birliğine aykırı olduğunu öne sürdü. “İki devlet ve iki ordu iç savaş demektir” diyen Çelik, SDG’nin Türkiye ve Suriye için tehdit oluşturduğunu savundu. ABD ve diğer güçlerin bölgedeki etkisine dolaylı göndermelerde bulunan Çelik, SDG’yi “kötülük projelerinin aparatı” olarak tanımladı.

“Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” söylemini merkezine alan Çelik, bu iki hedefin birbirinden ayrılamayacağını vurgulayarak, SDG’nin 10 Mart Mutabakatı’na uymadığını ve süreci sabote ettiğini iddia etti. Anlaşmanın ise bu “sabotajı” boşa çıkardığını ileri sürdü.

Açıklamanın sonunda Çelik, ilan edilen “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması”nın Suriye’nin birliği açısından önemli bir zemin oluşturduğunu savundu. Suriye’deki Kürtler için “gerçek kazanımın” bu süreçle güvence altına alındığını belirten Çelik, Türkiye’nin “kardeşlik siyaseti”ni sürdüreceğini ifade etti.

AKP’nin açıklamaları, Suriye’de Kürtlerin statüsüne dair tartışmaların ve Ankara’nın bölge politikalarının daha da sertleştiğine işaret ederken, “tam entegrasyon” anlaşmasının sahadaki karşılığının ne olacağı ise belirsizliğini koruyor.