Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, Zuhal Karakoç Dora’nın vekilliğini yapan Avukat Havva Çelik, müvekkilinin kişilik haklarının internet sitelerindeki içeriklerle ihlal edildiğini öne sürdü. Ancak mahkeme, önceki kararlarında olduğu gibi iftira iddiasını kabul etmedi.

3 Mart 2025 tarihli kararda, söz konusu içeriklerin Türk Medeni Kanunu’nun 24. ve 25. maddeleri kapsamında değerlendirildiği, ancak kişilik haklarını ihlal etmediği vurgulandı. Mahkeme, içeriklerin kamu yararına hizmet ettiğini, basın ve ifade özgürlüğü çerçevesinde kaldığını belirtti.

Davacının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi uyarınca talep ettiği maddi ve manevi tazminat talepleri de reddedildi. İçeriklerin erişiminin engellenmesi başvurusu ise “ciddi bir zarar doğurmadığı” gerekçesiyle kabul edilmedi.

Davanın geçmişi

Dava, Ankara 46. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2024/429 esas sayılı dosyasına dayanıyor. Daha önce 27 Şubat 2025 tarihli kararda da benzer şekilde davacının iddiaları reddedilmişti. 30 Ocak 2025’te verilen istinaf kararında ise usul yönünden görevsizlik kararı verilmişti. Dosya daha sonra “değişik iş” kapsamında kapatıldı.

İçtihat niteliğinde karar

Mahkeme, bu davayla birlikte vekillik ilişkilerinde iftira iddialarının sınırlarını netleştiren önemli bir içtihat ortaya koydu. Kararda, kişilik haklarına ilişkin iddiaların mutlaka somut delillerle desteklenmesi gerektiği vurgulandı.

Sonuç olarak, Zuhal Karakoç Dora’nın açtığı iftira davası reddedilirken, maddi ve manevi tazminat ile erişim engeli talepleri kabul edilmedi. Karar, taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf yolu açık bırakılarak kesinleşti.