Dr. Cihangir DUMANLI
Em. Tuğgeneral, hukukçu
Yüz yıl önce doğu Anadolu’da tarihimizin en çok yitikli savaşlarından birisi olan SarıKamış Harekatı bugün için alınacak derslerle doludur.
Öncesi
Son yıllarında iyice zayıflayan ve yıkılmakta olan Osmanlı İmparatorluğu kendi topraklarının paylaşılması konusunda çıkan 1. Büyük Savaşta Almanya’nın yanında
yer almıştır.
Türk - Alman ittifakı olağan bir ittifakın ötesindedir. 2 Ağustos 1914’te yapılan gizli anlaşma ile Osmanlı orduları Alman komutanların buyruğuna verilmiş, Osmanlı savaş planı ve savaşa giriş senaryosu Alman Genelkurmay Başkanlığında hazırlanmıştır.
Bu senaryoya uygun olarak Amiral Souchon komutasındaki Osmanlı donanması
29 Ekim 1914’te Karadeniz’deki Rus donanması ve limanlarına saldırınca, Osmanlı İmparatorluğu kendi istenci dışında, zamansız olarak (kışın!) Rusya ile savaşa girmiştir.
1878’den beri Kars ve ve Ağrı’yı işgal eden Rusya, Karadeniz baskınına tepki olarak
1 Kasım 1914’te Erzurum yönüne saldırmış, böylece Sarıkamış harekatının ilk muharebesi niteliğindeki Körükçü Azap Muharebesi başlamıştır. 22 Kasım’a dek süren Köprüköy (Körükçü ) Azap muharebesinin sonunda Rus Kafkas ordusu Azap mevzisine (Horasan kuzeyi, Oltu çayı doğusu) çekilmiş, 3. Ordu Erzurum’a dönmüştür.
Öte yandan bağlaşığımız (müttefikimiz) Almanya, doğu Avrupa’da Rus saldırısı karşısında zor durumdadır ve bir an önce Kafkasya’da bir cephe açılarak Rus güçlerinin bir kesiminin buraya çekilmesini istemekte, bunun için Türkiye’ye’ baskı yapmaktadır. Türkiye’yi Almanya’nın yanında savaşa sokan iktidardaki İttihat ve Terakki Partisi (İTP) Alman isteklerini karşılamak amacıyla Sarıkamış yönünde saldırarak Kafkas cephesini açmak istemektedir. Oysa 3. Ordu kış harekatına hazır değildir. Ordu komutanı Hasan İzzet Paşa’nın karşı çıkmasına karşın; Harbiye Nazırı, Genelkurmay Başkanı ve Başkomutan vekili Enver Paşa’nın buyruğu ile 22 Kasım 1914’te Sarıkamış Harekatı başlamıştır.
Harekat
Enver Paşa’nın Alman subaylarla birlikte hazırladığı plana göre 3. Ordu’nun 3 Kolordusu (9-11. Kolordular) 22 Kasım’da Erzurum’dan yaklaşma yürüyüşüne başlayacak, derin kar ve şiddetli soğukta günde 60 km yürüyerek Sarıkamış önüne gelecek, 25 kasımda 11. Kolordu Aras mihverinde (boyunca) düşmanı tespit ederken,
9. ve 10. Kolordular Sarıkamış’taki Rus ordusunu kuzeyden kuşatarak yok (imha) edecektir. Ancak 9. Kolordu 25 Kasım’da Sarıkamış önüne yetişememiş, 10. Kolorordu ise plandan sapmış, Allahüekber dağını aşarak büyük yitik vermiştir.
Acele eden Enver Paşa, yetişebilen birliklerle Sarıkamış’a saldırıyı başlatmış, beş kez saldırıya karşın Sarıkamış ele geçirilememiştir. 3. Ordu, çoğu donma ve tifüsten olmak üzere yitik verirken, Rus ordusu Sarıkamış’a dek uzanan demiryolu ile destekler (takviyeler) alarak güç üstünlüğünü ele geçirmiştir. Hedefe ulaşamayan 3. Ordu,
Rus karşı saldırısı (taarruzu) sonunda Erzurum’a çekilmek zorunda kalmıştır.
22 Kasım 1914’te Erzurum’dan 120 000 askerle harekata başlayan 3. Ordu, 15 Ocak 1915’te 12 000 askerle Erzurum’a dönmüştür (% 90 yitik!).
Başarısızlığın önemli bir nedeni, 3. Ordudaki ve bölgedeki Osmanlı tebası (yurttaşı) Ermenilerin düşmanla işbirliği yapmalarıdır. İşbirlikçi Ermenilerin savaş bölgesi dışına gönderilmeleri (Tehcir; zorlagö ettirme) askeri bir zorunluluk durumuna gelmiştir.
Doğu Anadolu’da oluşan güç boşluğundan Rusya ve Ermeniler izleyen yıllarda yararlanacaktır.
Alınacak Desler
- Zayıf devlet güçlü devletle ittifak yaparsa bu ittifak zayıf devletin aleyhine işler.
Almanya ile yapılan ittifakta Türkiye Alman çıkarlarına a hizmet emiş ve çok şey yitirmiştir.
- Orduda yükselme ve atamalar iktidara bağlılığa (sadakate) göre değil,
yaraşırlığa (liyakate) göre yapılmalıdır.
Sıralı komutanlık deneyimi olmayan Enver Paşa, salt Saraya yakın (Damat!) olduğu için Ordunun en üst makamlarına getirilmiş, yanlış yönetimi yüzünden 3. Orduyu eritmiştir.
- Komutandan gerçekler saklanmamalıdır.
Enver Paşa’nın planına karşı çıkan 3. Ordu komutanı Hasan İzzet Paşa istifa edince,
3. Ordu komutanlığını üstlenen Enver Paşa birlikleri denetlemiş, birlik komutanları korkularından, hazır olmadıkları halde birliklerini kış harekatına hazır göstererek. Komutanı yanıltmışlardır.
- Manevra planı ne denli iyi olursa olsun, yeterli lojistikle desteklenmezse başarısız olur.
Enver Paşa’nın kuşatmaya dayalı manevra planı kağıt üzerinde iyi bir plan olarak gözükse de yeterli lojistikle desteklenemediği için başarısız olmuştur.
- Birliklere yeteneklerini aşan görev verilmemelidir.
Yaklaşma yürüyüşü aşamasında Kolorduların derin kar ve dondurucu soğukta
günde 60 km yürümelerini öngören plan uygulanamamıştır.
- Üst Komutana sormadan plan değiştirilmez
Kuzeyden kuşatma yapacak olan 10. Kolordu komutanı Hafız Hakkı Paşa, plandan saparak kuşatma kolunu genişletmiş, Allahuekber dağını aşarken çok yitik vermiştir.
- Kahramanlığa / şansa dayalı plan yapılmaz.
Birlikler derin kar ve şiddetli soğuklarda savaşa fiziksel olarak hazır olmadıkları halde, komutanların dinsel kavramları da kullanarak askerlerin kahramanlığına güvenmeleri yeterli olmamıştır.
- Cepheye dek askeri sağlık sistemi olmazsa çok yitik verilir.
Yeterli askeri sağlık sisteminin olmaması çoğu donma ve tifüsten olmak üzere
108 000 askerimizi yitirmemize neden olmuştur.
- Siyasetçiler savaşın yönetimini askerlere bırakmalıdır.
İTP (İttihat ve Terakki Partisi) yöneticileri savaşın yönetimine karışarak yanlış kararlara neden olmuşlardır.
- Demiryolu önemlidir
Sarıkamış’a en yakın tren istasyonu Pozantı’dadır. Destek (Takviye) birlikleri Pozantı’dan Sarıkamış’a bir ay yürüyerek cepheye gelmişler, lojistik ulaştırma aksamıştır. Oysa 3. Ordu yitik verir, gücü tükenirken Rus ordusu takviyelerini ve lojistik gereksinimlerini Sarıkamış’a demiryolu ile getirebilmiştir. Bu deneyimi yaşayan Cumhuriyetin kurucuları anayurdu demirağlarla örmüşlerdir.
Sonuç
Sarıkamış Harekatından alınan dersler günümüzde de geçerlidir.
Büyük yitikler karşılığında alınan bu derslerden yararlanılmalıdır.
