Haber: Atilla YÜCEAK

 

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Somali Tezkeresi üzerine yaptığı konuşmada, Türkiye’nin Suriye politikalarını ve “terörle mücadele” söylemini sert sözlerle eleştirdi.

“Kürtlerin Talebi Hukuk ve Onurlu Barış”

Çiçek, Kürtlerin temel talebinin hukuk, eşit yurttaşlık ve onurlu bir barış olduğunu vurguladı. Tezkerede yer alan “deniz haydutluğu ve deniz terörizmiyle mücadele” ifadelerine dikkat çekerek, terör kavramının keyfi biçimde genişletildiğini savundu. “İstediğiniz herkesi terörist ilan ediyor, sonra bu kavram üzerinden emperyal müdahalelere zemin hazırlıyorsunuz” dedi.

Uluslararası Hukuk ve Çifte Standart

Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere rağmen AİHM kararlarının uygulanmadığını hatırlatan Çiçek, Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ örneklerini verdi. “Uluslararası sözleşmeler işinize geldiğinde var, gelmediğinde ‘milli birlik’ adı altında yok sayılıyor” ifadelerini kullandı.

Suriye ve İsrail Eleştirisi

Çiçek, Kürtlerin IŞİD’den temizledikleri bölgeleri yerel halklara devretmesini hukuka saygının göstergesi olarak nitelendirdi. “Türkiye’de ve Suriye’de bir terör koridoru yok, asıl sorun devlet terörüdür” dedi. İsrail’in Suriye topraklarında ilerlemesine sessiz kalındığını belirterek, “Şam’ın bir kilometre yakınına kadar gelen İsrail’e ses çıkarmıyorsunuz ama Kürt söz konusu olunca terör söylemi devreye giriyor” sözleriyle iktidarı eleştirdi.

“Toplumsal Çürümenin Kaynağı Savaş Politikaları”

Uyuşturucu, çeteler ve toplumsal yozlaşmaya da değinen Çiçek, yüzyıllık Kürt düşmanlığının bu çürümüşlüğü beslediğini söyledi. “Gerçek vatanseverlik, bu çürümüşlüğün sorumlularıyla yüzleşmekten ve Kürt halkıyla barışmaktan geçer” dedi.

Afrin ve Eğitim Politikaları

Afrin’de kurulduğu iddia edilen harp okullarına dikkat çeken Çiçek, “Eğer bir terör varsa, Kürt’e karşı harp okulu kuran zihniyettedir” ifadelerini kullandı. Suriye’de Kürtçe eğitimin hedef alınmasını Türkiye’deki inkâr politikalarıyla benzer buldu: “Zihniyet aynıdır. Kürt’ün geleceğine ve ortak geleceğimize düşmandır.”

Konuşmasının sonunda, dünyanın dört bir yanında Kürtlere yönelik saldırılara karşı ayağa kalkan milyonları selamlayan Çiçek, “En büyük onursuzluk, Kürtlerin direnişi değil; Kürt katliamları karşısında sevinenlerdir” dedi.