Haber Atilla YÜCEAK
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Kocaeli Meclisi’nden ve sendikal mücadelenin tanınmış isimlerinden Ali Buğdacı, 2 Temmuz Madımak Katliamı’nın yalnızca bir anma günü olarak görülmesinin yetersiz olduğunu vurguladı. Katliamın ardındaki nedenlerin, hedeflerin ve sonuçlarının toplumla yüzleşilerek değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Buğdacı yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde yaşanan katliam, ülkemizin yakın tarihine kara bir leke olarak kazınmıştır. Ancak bu acı olay, yalnızca yıldönümlerinde anılarak geçiştirilemez. Madımak Katliamı’nı anlamak için, onu doğuran toplumsal, siyasal ve ideolojik koşulları ve sonuçlarını sorgulamak gerekir. Bu katliam, yalnızca bireysel nefretle açıklanamaz; organize bir planın ve karanlık odakların eseridir.”
Katliamın ardındaki temel amacın toplumda kutuplaşmayı derinleştirmek, laiklik ve demokratik değerleri zayıflatmak olduğunu belirten Buğdacı, şu değerlendirmede bulundu:
“Madımak’ta yakılmak istenen sadece 33 insan değildi; düşünce özgürlüğü, laiklik ve kardeşlik hukuku da hedef alındı. Katliamı gerçekleştirenler kadar, bu ortamı hazırlayan, kışkırtan ve sonrasında cezasızlıkla ödüllendiren yapılar da sorumludur. Bu karanlık güçler, toplumda korku ve suskunluk iklimi yaratmak istedi.”
Ali Buğdacı, toplumun bu tür karanlık olayları yalnızca tarihsel bir olay gibi değil, günümüze ışık tutacak dersler çıkararak ele alması gerektiğini ifade etti.
“Madımak’ı yalnızca bir matem günü olarak görmek, asıl failleri ve nedenleri görünmez kılar. Oysa bu katliamı iyi anlamak, benzer karanlık planlara karşı toplumsal bilinç oluşturmak açısından hayati önem taşır. Bizler, İSİG Kocaeli Meclisi olarak, Madımak’ta yitirdiğimiz canları unutmayacağız ve unutturmayacağız.”
