DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Mikro.Biyo. ve Enf. Hast. Uz. Dr.Mustaf TORUN
Mikro.Biyo. ve Enf. Hast. Uz. Dr.Mustaf TORUN
Giriş Tarihi : 02-05-2020 22:13

Korona Sürecinde Siyaset ve Seçim

Sayın iktidar partisi liderinin Corona sürecinde kaybetmeye yüz tutan inisiyatifini ve toplumdaki psikolojik üstünlüğünü tekrar ele geçirme hamleleri yaptığını görüyoruz. Kendi tabanı ve toplumun tümündeki moral bozukluğu ile ülkenin bu süreçte giderek artan ekonomik bunalımı ve iflâslardan doğacak moralsizliği tersine çevirme adına her zaman yaptığı manevralarının benzerini devreye sokuyor. İtalya, İspanya ve son olarak Amerika'ya yaptığı sağlık yardımı ile bir güçlülük rüzgârı estirme çabası içine giriyor. Bu da yetmiyor, İsveç'ten ambulans uçakla sözüm ona hasta nakli yapıyor. Bunu da yandaş medyayı devreye sokarak, âdeta bir gösteri şeklinde tabanına selam gönderiyor. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanını, yani bir devlet bürokratını sürece dâhil ederek, hiç sırası değilken, yine kendi tabanının en geri kesimine selam gönderiyor. Böylece ülkemizin görece en yobaz ve muhafazakâr kesimlerine mesaj vererek desteğini artırma çabası içine giriyor.

Acaba bu çabalar bir erken seçim hazırlığı ve manevraları olarak algılanabilir mi? Ekonominin giderek kötüleşerek iflas aşamalarına gelinmesi, işsizliğin tahminlerin ötesine geçmesi ve siyasi dengelerin giderek bozulması bu olasılığı güçlendirmektedir.

“Peki, buna karşı hamle nasıl olmalıdır?” sorusu hemen akıllara gelmektedir. Fakir fukara, işsiz güçsüz yani kısaca ezilen yoksul insanlar, aç ve açıkta kalmaya mahkûm haldeler. Önümüzdeki günlerin daha da zor geçeceği ve yoksulların yaşam koşulları daha da ağırlaşacağı besbelli. "Perşembenin gelişi çarşambadan belli." deyimini anımsayalım. ANCAK; şunu açıkça ve samimiyetle belirtmekte yarar var: İŞİMİZ ZOR AMA OLANAKSIZ DEĞİL.

Radikal sol bir parti ve güncel programı maalesef henüz ortada gözükmüyor. İş yine CHP ve birlikte hareket edeceği güçlere kaldı. Elbette bu durum, günümüzdeki zorlu süreçte CHP'nin kendi içyapısı ve dinamiği gereği zor olsa da CHP’nin sol, sosyal demokrat bir kimliğe bürünmesi çok önemlidir. Bunu yapabilir mi? Çok güç. En önemli çelişkisi bunu kendi içinde sağ Kemalistlerle çatışması oluşturmaktadır. Toparlanıp adil paylaşımı, emekçiden yana ve özgürlükçü bir yaşamı talep etmesi daha gerçekçi olacaktır. Maalesef Doğu ve Güneydoğudaki kayyum atamalarına yeterince ses yükseltemeyen CHP bugün kendi belediyelerinin yaşadıklarına da gerekli tepkiyi gösterememektedir.

60'lı yıllarda sosyal demokrasinin solu geliştirmesindeki yararını anımsayalım. Günümüzde durum giderek tersine dönmüş durumda. CHP'nin gerçek sosyal demokrat bir parti olabilmesinin elbette ülkemizin gelişkin bir üretim biçimine sahip olması ile ilintili olduğunu hepimiz bilmekteyiz. Aynı zamanda bu durum kendi iç dinamiklerine bağlı olmakla birlikte kendi dışındaki sol anlayışların gelişmesi ile de yakından ilişkilidir. Bu olgu gerçekleşmediği için CHP, muhalefet bloğunda daha sağcı partilerle diyalog arayışındadır. Ama bu diyalog pamuk ipliğine bağlıdır ve her an kopabilir.

Tablonun daha doğru ve gerçekçi olabilmesi için CHP’nin anında HDP’ye de sorumluluk düşmektedir. HDP, PKK ile öncelikle kamuoyunda ifade edilen ve yaygın bir kanaat olan, doğruluğu tartışılsa bile "organik bağını" kesinlikle ve hiçbir şarta bağlamadan koparmalıdır. HDP terör ve silahla kurtuluşun olmayacağını kamuoyuna çok net bir biçimde açıklamalıdır. HDP içinde ayrışmalar ve savrulmalar önlenmeli ve bu yöndeki İMRALI çabalarına izin ver(il)memelidir. Bu tavır hem HDP’yi, hem de Türkiye cephesini geliştirecektir. CHP ve HDP cesur ve atak olmak zorundadır. Her ikisinin de büyük çıkmazları olduğu bilinmektedir. Bugünlerde özellikle HDP’ye acilen bir çağrı yapılmalıdır. Bu çağrıyı sorumluluk duyan Türk ve Kürt aydınları birlikte yapmalıdır. Çağrı, HDP'nin her türden teröre karşı olma ve birlikte özgürce yaşama isteğini ifade etmelidir. Bu çağrı aynı zamanda CHP yönetiminin de elini güçlendirecektir. Demokrasi ve özgürlük cephesi böylece gelişecek ve moral üstünlüğü halk güçlerinin eline geçecektir. Elbette, bu cepheye diğer sol partiler ve kitle örgütleri de gereken desteği vermelidirler. Bu tablo, İYİ PARTİ'nin de zorluklarını yenmesine yardımcı olacaktır. Kamuoyunda bu görüşlerin tartışılmasını sağlamanın yolu mutlaka bulunmalıdır.

YORUM VE TARTIŞMA: CHP devlet ideolojisinin peşinde sürüklenen, savaş tezkerelerine destek veren ve iktidarın her yaptığına muhalefet eden bir parti görüntüsünden kendini kurtararak sol bir programla halkın karşısına çıkmalıdır. Sendikalar, meslek odaları ve insan hakları örgütleri, CHP'yi sol politikalar geliştirmeye zorlamalı ve üzerinde baskı kurmalıdırlar. 7 Haziran 2015 seçim sürecinden itibaren Selahattin Demirtaş öncülüğünde geliştirdiği politikayla kısmen PKK'dan ayrı davranmaya başladığını, dolayısıyla devletin şahin kanadının bu politikanın kendi varlık nedeni olan çatışma ortamını yok edeceği endişesinden dolayı HDP’yi suçlu konumuna sokarak terörle ilişkilendirmek suretiyle itibarsızlaştırmaya çalıştığı düşüncesi maalesef yaygındır. PKK ile HDP içindeki radikallerin bazı yanlışları da buna zemin sunmuştur. Dolayısıyla HDP’ye PKK veya terörle arasına mesafe koysun demek yerine organik bağını koparsın demek daha anlaşılır ve anlamlıdır. Bizce burada kullanılacak olan en iyi yöntem HDP'nin Selahattin Demirtaş öncülüğünde başlattığı politikada ısrar etmesi ve şiddete karşı barışı ısrarla savunarak daha cesur adımlar atmasını istemek olmalıdır. Bu konuda CHP’nin daha cesur davranmasını, iktidara geldiği takdirde barış için gerekli adımları atacağına dair güvenceler vermesini ve buna yönelik bir programla halkın karşısına çıkmasını istemek, işbirliği için adım atılmasına zemin sunacaktır. Yani burada işbirliğini HDP'nin PKK ile arasına mesafe koymasına bağlamak, iki nedenle gerçekçi değil. Birincisi, mesafenin herkesin kendisine göre yorumlamasına yol açan tartışmalı bir ifade olmasıdır. İkincisi ise HDP ile PKK’nın hitap ettikleri tabanın aynı olmasıdır. Zira kabul edelim etmeyelim, HDP'nin oy aldığı tabandan birçok ailenin çocukları PKK'ya katılmıştır. Dolayısıyla HDP barışı ısrarla savunmak ve seçmenlerinin çocuklarının evlerine dönmelerini sağlamak zorundadır. Maalesef Türkiye gibi şiddetten beslenen radikal yapıların devlet politikasına yön verdikleri ülkede barışı savunmak bile terör örgütü ile ilişkilendirilmektedir…

Meseleyi Türkiye halklarının kardeşliği temelinde görmek gerekmektedir. Bu ilişki abi kardeş ilişkisi değil, eşit ve özgür bir ilişki boyutunda savunulduğu sürece, süreç daha doğru bir mecraya evrilir. HDP, kardeşlik ve barış söylemi ile kimden ve nasıl gelirse gelsin saldırıların karşısında olacağını net bir biçimde savunmaya devam etmelidir. Bu konudaki samimiyeti değerlidir. Demirtaş'ın önderliğinde oluşan süreç maalesef, Kürtler ve devlet içindeki bazı güçler tarafından sabote edilmiştir. HDP’nin kardeşlik ve barış söylemini daha kararlı bir biçimde devam ettirmesi açısından tüm kamuoyunun ciddi desteğini alması önemlidir. Ayrıca bu konuda Kürt kökenli aydınlar bu tavrı kararlılıkla savunmalı ve her kesimden aydının desteği alınmalıdır. Bu çaba yeter mi? Elbette yetmez. HDP kendi içinde, daha bağımsız ve sadece Kürtlerin değil tüm emekçi sınıfların da desteğini alabileceği bir program tartışmasını zaman kaybetmeden başlatmalıdır. Koşullar bu tabloya olan ihtiyacı artırmaktadır. Sorunu dar milliyetçi bir bakıştan kurtarmanın yolu bulunmalıdır. Sürecin bu yolda sürdürülmesi cesur adımlar atılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu anlayış umarız CHP'nin dokunulmazlıkların kaldırılması süreci ile başlayan, devlet ideolojisini alabildiğince abartan, tezkereler konusunda iktidarın peşinden sürüklenen tavrından da vazgeçmesini sağlayabilir. Bu zorunluluk CHP ve diğer muhalif kesimlere de cesaret verecek, böylece toplumun temel dinamikleri daha doğru bir yol bulacaktır. Sevgilerimizle.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Trabzonspor2653
  • 2Başakşehir FK2653
  • 3Galatasaray2650
  • 4Sivasspor2649
  • 5Beşiktaş2644
  • 6Alanyaspor2643
  • 7Fenerbahçe2640
  • 8Göztepe2637
  • 9Gaziantep FK2632
  • 10Denizlispor2631
  • 11Antalyaspor2630
  • 12Gençlerbirliği2628
  • 13Kasımpaşa2626
  • 14Konyaspor2626
  • 15Yeni Malatyaspor2625
  • 16Çaykur Rizespor2625
  • 17MKE Ankaragücü2623
  • 18Kayserispor2622
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Müjde Ar, Foto Galeri
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Müjde Ar, Foto Galeri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA