SPOR
Giriş Tarihi : 24-05-2022 08:18

Milli Eğitim Bakanlığı çocukların gittiği kursların kapısına kilit vurdu

Cumhurbaşkanlığı’nın talebi üzerine devlet okullarına ait spor salonlarının kiralanması yasaklandı. Antrenör Cem Beyenal, “Bu düzenlemenin en büyük zararı salon sporu yapan kulüplere oldu. Türkiye çapında çocukları sporla yetiştiren, iyi bireyler haline getiren kulüpler salonsuz kaldı" dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı çocukların gittiği kursların kapısına kilit vurdu

Milli Eğitim Bakanlığı, geçen yıl temmuz ayında Cumhurbaşkanlığı’nın talebi üzerine devlet okullarına ait spor salonlarının ve açık yerlerin kiralanmasını yasakladı. Bakanlıktan okullara iletilen kararın ardından, küçük kulüplerin ve spor okullarının faaliyetleri duruldu. Başta basketbol, voleybol ve hentbol gibi spor dallarında olmak üzere pek çok kulüp, kiraladıkları okul salonlarında sporcu yetiştirmeyi bırakmak zorunda kaldı. Basketbol Okulları Birliği Derneği, geçen yıl kararın iptali için Danıştay’ta başvurdu, ancak aradan geçen sekiz ayda dava henüz görülmedi.


Bodrum’da yaşayan basketbol antrenörü Cem Beyenal, “Bu düzenlemenin en büyük zararı salon sporu yapan kulüplere oldu. Türkiye çapında çocukları sporla yetiştiren, iyi bireyler haline getiren kulüpler salonsuz kaldı. Bu kulüplerin lisanslı sporcu çıkarma oranı düştü. Gelir seviyesi düşük olan ailelerin çocuklarının spora erişimi zorlaştı” dedi.

"ENGEL ÇIKARMAYIN"

İstanbul’da yüzlerce basketbolcu yetiştiren, Vefa Spor Basketbol Baş Antrenörü Mehmet Hanefi Yılmaz ise “Bu Türk sporunun sorunudur. Bir an önce yetkililerin elini taşın altına koyması lazım. Anadolu’da pek çok kulüp, kiraladıkları okul salonlarında sporcu yetiştirirken, bu kararın alınması sıkıntı yarattı. Salonlar boşaldı, çocuklar spordan uzaklaştı. Atatürk’ün izinde zeki, çevik ve ahlaklı sporcular yetiştirmek için yetkililerin destek olmasını, hiç olmazsa engel çıkarmamasını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

"BU YANLIŞTAN DÖNÜN"

Spor yazarı Suavi Yardımoğlu, düzenlemenin “spora vurulan bir darbe” olduğunu söyledi. Türkiye’deki spor kulüplerinin yüzde 80’inin geçen yıla kadar okul salonlarında faaliyetlerini sürdürdüğünü dile getiren Yardımoğlu, “Düzenlemeyle beraber binlerce sporcu, hakem, antrenör ve spor yöneticisi yetiştirilen bu verimli tarla kurudu gitti. Örneğin İzmir’de Göztepe ve Altay’ın bile kendine ait özel salonları olmadığını göz önüne alırsak, orta ve küçük ölçekli kulüplerin salon sahibi olmaları olanaksız. Bunun anlamı, okul spor salonlarından yararlanan on binlerce sporcu çocuğu sokağa atmaktan, zararlı alışkanlıkların kucağına bırakmaktan başka bir şey değil. Bir an önce bu yanlıştan geri dönülmeli” diye konuştu.