SİYASET
Giriş Tarihi : 08-01-2022 08:21   Güncelleme : 08-01-2022 08:21

Öztürk Yılmaz Diktatörlere Ateş Püskürdü

Türkiye’de her zaman doğruları ve gerçekleri konuşarak halkın sesi olan Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Kazakistan hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Öztürk Yılmaz Diktatörlere Ateş Püskürdü

Rusya Başkanı Putin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Kazakistan olayları ile
ilgili sergilemiş oldukları tavırdan dolayı yerden yere vuran Genel
Başkan Yılmaz, TBMM’de yaptığı basın açıklamasında Putin ve Erdoğan
başta olmak üzere tek adam rejimini savunan liderlere adeta ateş
püskürdü.

YILMAZ KAZAKİSTAN’DA OLAYLARIN PERDE ARKASINI ANLATTI

“Kazakistan’da ne oluyor? Türkiye’de de tartışılıyor. Tabi bu tartışan
arkadaşlarımızın çoğunun Kazakistan’la bir alakası yok.” diyen Yenilik
Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, “Kazakistan’a bir defada gitmiş
değiller. Oradan buradan topladıkları bilgilerle bir şeyler söylemeye
çalışıyorlar. Kazakistan’da ne olmuştur? Önce şunu söyleyelim; Nursultan
Nazarbayev ekonomik olarak 29 yıl ülkesini tam 15 kat büyütmüştür. O
devlete vücut vermiştir. Çok önemli devlet adamlığı yapmış. Bu süre
içerisinde ve devletin toparlanmasına, ekonomisinin belli bir noktada
durmasına öncülük etmiştir, yardımcı olmuştur. Ülkeyi yönetmiştir. Peki
ne olmuştur da bu olaylar olmuştur? Bu olaylar niye böyle olmuş? Çünkü
bu yüzyıl. Maalesef baskıcı yönetimlerin, diktatörlerin tek adam
yönetimlerinin yüz yılıdır. Yani şu içinde bulunduğumuz 2000 ve 2000
sonrası dönemde tek adam yönetimleri ve diktatörlerin hüküm sürdüğü 1
dönem olmuştur. Belarus’ta aynı Kazakistan’da aynı Rusya da aynı pek çok
Afrika ülkesinde aynı ve bizim ülkemizde de aynı. Seçimle gelip veya bir
kısmı kuruluşla gelir. Bir türlü gitmek istemeyenlere karşı bir
itirazdır bu. Bakınız seçimle veya kurulduğunda o anda ülke yönetimine
gelip bir türlü elindeki gücü bırakıp gitmek istemeyenlere karşı halkın
bir itirafıdır bu itiraz. Bazen bir fiyat artışı ile ortaya çıkıyor.
Bazen ise daha büyük çaplı anayasa değişiklikleri ile temel hak ve
özgürlüklere getirilen kısıtlamalarla veya başka konularla gündeme
geliyor. Demek ki Kazakistan’daki durum gelip de gitmeme işidir.”
İfadelerini kullandı.

Öztürk Yılmaz açıklamalarının devamında şunları söyledi:

Diyeceksiniz ki nazar baya gitti. Nazarbayev 2019 da gitti ama ne yaptı
giderayak? Kendisini ülkenin babası ilan etti. Anayasal bir kurum haline
getirdi. Ülkenin babası 2. Ülkenin başkentine kendi adını verdi.

Kazakistan’daki. Oligarklar, zenginler, petrol baronları, ülkenin
kaymağını yiyenler paralarını İsviçre ve diğer adalardaki ofshore
hesaplara taşır. Halk zenginlik içerisinde yoksulluk çekti. Halkın yüzde
60’ı maalesef açlık sınırının da altında yaşamaya mahkum bırakıldı.
Keşke gelip gidebilseler, keşke bırakabilseler ama maalesef bu olmadı.
Şimdi dersiniz ki; Kazakistan Cumhurbaşkanı Hükümeti görevden aldı. Ama
sistem değişmiyor, gene devam ettirmek istiyorlar. Hükümetler onlar için
bir kukla. Bunu karşılaştırma yapabiliriz. Tayyip Erdoğan için Binali
Yıldırım ne ise, Nazarbayev için Tokayev de odur. Açıkça söylüyorum şu
anda Tokayev, Nazarbayev gölgesinde ve onun adamlığını, işlerini yapmak
için yetkilendirilmiş, görevlendirilmiş birisidir. Şimdi dedik ki, gelip
de gitmeyenler yüzyılı. Peki bu ne oluyor? Bu diktatörler dayanışmasına
dönüşüyor. Mesela ne oluyor şimdi? Kazakistan’ın da olaylar oluyor.
Belarus hemen Kazakistan’ı kaybetmeyelim diyor. Çok milli bir söylemle
ortaya çıkıyor. Belarus’taki diktatör hemen Rusya barış gücünü
gönderiyor. Ve diğer diktatör ülkeleri hemen harekete geçiyor.

Rus Barış gücünü ülkeye çağıran yetkililer kardeşimiz de bu tek adam
yönetimine karşı isyan edenler bizim kardeşimiz değil mi? Ülkede şu anda
maalesef işte tek adam yönetimi sorunu var.

TÜRKİYE’DE AKP NE İSE KAZAKİSTAN’DA NUR OTAN PARTİSİ DE ODUR!

Diktatörlüklerinizde bir düzen tutturamıyorsunuz. Ne yapıyorsunuz?
Rusya’dan asker çağırıp kendi halkımıza karşı silah kullanma eğilimine
giriyorsunuz. Utanç verici bir durum. Evet, Kazakistan bizim kardeşimiz
Nursultan Nazarbayev zamanında görevini yaptı; ama kardeşim orada da
halkın talebi, özlemi var ve halk gerçekten orada bir şeye bir adam
yerine konmak istiyor. Sürekli kukla olmak istemiyor veya kuklaların
yönetimde kalmak istemiyor. Kazakistan’daki neyse Türkiye deki durum da
odur. Gelip de gitmeyenlerdir. Kazakistan’da Nazarbayev yüzde 95’te
seçim almıştır. Peki, yüzde 95’te seçim alan Nazarbayev’in heykeli
Saddam gibi neden düşürülüyor? Niye düşürüyor Saddam gibi? Çünkü siz
istediğiniz eğer tek adam oluşturmuşsanız bütün güç sizin eliniz
elinizde ise istediğiniz gibi seçim sonucu üretebilirsiniz. Yüzde 95
nedir ki? Yüzde 95’i hiç kimse sormuyor muydu bu zamana kadar? Ya bu
halkın yüzde 95’i bir insana nasıl oy verebilir? Bu kadar siyasi parti
var. Bakınız orada da aynıdır. Nur Otan Partisi Kazakistan’daki şu anda
hükümet oluşturan Nur Otan Partisi bir parti değildir. Aynı Türkiye’deki
gibi AKP’nin devletleşmiş halidir ve kesinlikle tek adam yönetimi
vardır.

KENDİ HALKINA KARŞI RUSYA’YI YARDIMA ÇAĞIRAN KUKLALARA MI SAHİP
ÇIKACAĞIZ?

Kazakistan’a sahip çıkalım. Peki, Kazakistan’a Rus askerlerini çağıran
yönetime mi sahip çıkacaksınız? Yoksa onlara karşı olan halka mı sahip
çıkacaksınız? Kime sahip çıkacaksınız? Kazak halkına mı sahip çıkacağız?
Yoksa gitmemek üzere sistemi kurgulayan ve sıkıştığı zaman Rus Barış
Gücünü ülkeye çağırıp kendi halkına karşı silah kullanma eğiliminde olan
kuklalara mı sahip çıkacaksınız.

Bakınız Türkiye’deki durumla oradaki durum farklı değil. Hiç kimse
kusura bakmasın. Erdoğan, millet tehdit ediyor, “Sokağa inerseniz,
gösteririm gününüzü.” diyor. Ne farkın kalıyor o zaman Kazakistan’dan?
Anayasada barışçıl, gösteri yapma hakkı var mıdır, yok mudur? Seni
protesto etme hakkın var mıdır, yok mudur? Bu anayasada barışçıl,
gösteri ve protesto hakkı var mıdır, yok mudur? Yok diyorsan, aç
anayasayı oku. Var diyorsan, milleti niye tehdit ediyorsun? Çünkü
onlardan bir farkın yok. Sen de burada diktatörlük yapıyorsun ve tek
adam yönetiminin ve orada ayaklanma olduğu zaman sende burada
korkuyorsun. Sen de burada korkuyorsun, korktukça da milleti tehdit
ediyorsun. Hiç kimseye bakmıyor, dikkat edin herkes sus pus. Herkes
susmuş, kimse yazmıyor, yazamıyor, çizemiyor. Niye? Yahu Kazakistan’daki
olayları değerlendirseler ne? Televizyonlarda 3 maymunu oynuyorlar.
Erdoğan haklı olarak Kazakistan’daki olayların değerlendirilmesini
istemez çünkü işin ucu ona da dokunuyor. Oda tek adam yönetimini
uyguluyor. Ama kukla muhalefette değerlendirmiyor. Çünkü kukla muhalefet
de tek adam rejimini savunuyor.

DİKTATÖRLER RAHATSIZ OLDU

Ülkedeki yönetim meşruiyetini kaybettiği zaman dışarıdan barış gücü
çağırıyor. Rusya barış gücü gelecek, Rus askerleri orada yeniden veya
ayaklanan veya protesto eden Kazak halkına karşı silah kullanacak. Niye
Kazakistan’daki kukla yönetim yerinde kalsın diye? Niye? Çünkü bu
Putin’in de işine geliyor. Çünkü orada Kazak halk bir şeyi başardığı
zaman Putin de orada rahat edemeyecek. Lukaşenko da rahat edemeyecek
Ukrayna’daki rahat edemeyecek, Türkiye’deki de rahat edemeyecek.

HALKLARIN HEPSİ BASKI ALTINDA

Halklar tamamen şu anda baskı altındadır. Tek adam diktatör yönetimleri
gelmiş musallat olmuşlar. Gelmişler, gitmiyorlar, gelip gitmeme çağı bu.
Demokrasiye inanmıyorlar, kuralları değiştirmişler, basını tamamen
ellerine almışlar. Bütün sistemi tekellerine almışlar, yargıyı
denetliyorlar. Konuşanları içeri atıyorlar, tehdit ediyorlar. Sokakta
barışçıl gösteri yapanlara parmak sallıyorlar Ne farkınız var? Şimdi
normalde bu durum eleştirme gerekmez mi? Kazakistan’daki olan durum şu;
Türkiye’de zamlara karşı birisi diyelim protesto gösterisi yapıyor ve
Erdoğan’ın düşünün ki Rusya’dan Rus askerini çağırıp göstericilere karşı
bunları kullanması gibi Kazakistan’daki durum bu kardeşim?

Hiçbiriniz halktan daha değerli değilsiniz. Hiçbiriniz halkın refahının
daha fazla önemli insanlar değilsiniz. Hiçbirimiz gerekli değilsiniz,
hiçbiriniz lazım değil. Siz hiç bu halkın yanında değilsiniz. Hiçbiriniz
bu toplumlar hayrına bir iş yapacak durumunuz kalmamıştır. Evet
geldiğinizde yaptınız ama kullandınız onu. Suyunu çıkardınız, cılkını
çıkardınız ve hepiniz gidersiniz inşallah. 2023 Bütün bunlardan
kurtulduğumuz yıl olacak. İnanıyorum bakınız; ya halk 1 tepkisini
görüyor, sen halka ateş açıyorsun. Bir de milli iradeden bahsediyor
bunlar. Kazakistan’da al bakalım yüzde 95 seçilmedi mi Nazarbayev? Bu
halk aynı halk değil mi? Şimdi sokaklara bakıyorsunuz o yüzde 95’inin
içerisinde en az yüzde 50’si ayaklanmış.

ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ VEREN KARDEŞLERİMİN YANINDAYIM

Ben Kazakistan’daki kardeşlerini yanındayım, Kazak halkının yanındayım.
Evet, Belarus’ta gerçekten mücadele veren gençlerin yanındayım. Onlarda
benim kardeşim; çünkü onlar da diktatörlüğe karşı geliyor. Rusya’daki
diktatöre karşı mücadele veren Rus halkının yanındayım. Evet, Türkiye’de
Erdoğan’a karşı mücadele veren herkesin yanındayım. Hepsi bunların aynı,
tek adam, diktatör.

ÖLMEK YAŞAMDAKTAN DAHA ONURLU VE ŞEREFLİ BİR DAVRANIŞTIR

Biz de Yenilik Partisi olarak kesinlikle insanın özgürlüğünü
savunuyoruz. İnsan özgür olmadıkça bu dünyada her şey zulüm olur. Bizim
yediğimiz içtiğimiz zehir zıkkım olur. Tehdit edildiysek, korkuyla
yaşıyorsak, eğer hala içeri atılmaktan korkuyorsa sokakta öldürülmekten
korkuyorsa, bir şekilde medyada linç edilmekten korkuyorsa ordan yaşamla
ölüm arasında fark kalkmıştır. Ölmek yaşamaktan daha onurlu ve şerefli
bir davranıştır.