GÜNCEL
Giriş Tarihi : 17-10-2021 23:04   Güncelleme : 17-10-2021 23:04

İşte zaman Su gibi akıyor!

ÇALIŞANLARIN REFAHINI KORUYAN  VE GELİŞTİREN KURUM’DA 40 YIL!  “AWO / ARBEITERWOHLFAHRT”

İşte  zaman Su gibi akıyor!

Birinci Cihan Harbi sonrasında, ekonomik açıdan büyük yoksulluk yaşayan işçi - çalışan kesimin ve ailelerinin  sosyal refahını yüceltmek için kurulan AWO Teşkilatı, Almanya’da insanların kültürel ve ekonomik yaşamlarına da büyük katkılar sağlamıştır.

Sosyal bir vakıf düşününüz. İşte AWO da o dur. 

Almanya’ya geldiğim yıllarda, Türk işçilerine ücretsiz sosyal danışmanlık veren kurum, AWO idi.  

Hristiyan ülkelerden gelen işçilere de, kilise bünyesinde farklı kurumlar hizmet veriyordu.

AWO, sosyal yaşamın değişik alanlarında etkili, önücü ve devlet destekli bir kurum idi. Ve halen de bu statüsü devam etmektedir.

AWO, değişik ve farklı  alanlarda çok cüzi ücretli değişik kurslar vermekte olduğu gibi, bunların arasında dil, bilgisayar gibi pratik yaşamda önemli ve öncelikli olanlar da var. 

Ve genellikle bu kursları verenler de, bu hizmetleri fahri olarak sunmaktalar. 

Öncelikle çalışan insanların çocukları için kreşler. Yaşlılara evlerinde bakım hizmeti ile yemek servisi, uyuşturucu bağımlılarına ve de ailelerine danışma hizmetleri  gibi hizmetler de verilmekte idi ve de halen bu hizmetler devam etmekte.  

AWO’nun verdiği hizmetlerden biri de, Türk işçilerine ücretsiz sosyal danışma hizmetleri de mevcut idi. Bu hizmet,  son yıllarda, daha da farklı bir düzenleme içinde, değişik kültür ve ulus mensupları için devam etmektedir. 

O ilk kuşak Türk ve de Kuzey Afrika Müslüman Ülke işçi ve ailelerine verilen, resmî dairelerden gelen yazıların okunması, gerekli evrakların doldurulması, resmî makam ve mahkemelerde tercümanlık gibi ve hiç küçümsenmeyecek olan o hizmetler nedeni ile Türkler arasında AWO’nun adı  “TÜRK DANIŞ”  olarak söylenip,  değerlendirilirdi. 

O günlerde AWO, biz Türkler için de bir “HIZIR KURUM” idi. Kurucularına, gücünü pekiştirmelere ve topluma yararlı konuma getirenlere minnettar olmamak mümkün değil. 

AWO’nun verdiği hizmetlerden ben de 1970’li yıllarda yararlananlardan biri idim. 

Bir parti toplantısı sonrasında, sohbet esnadında, AWO’nun verdiği bu hizmetler konu edildiğinde, partili ve o dönem eyalet parlamento milletvekili olan Jürgen Busack adlı arkadaşımızın önerisi ile üyesi olduğum Lübeck AWO teşkilatındaki 40’cı Yılım, bugün bir ödül töreninde kutlandı. 

Bu törende, AWO’da 50’ci üyelik yılını doldurmuş oldukları gibi, uzun yıllar değişik alanlarda fahri hizmet vermiş olanlar da vardı. 

CORONA nedeni ile ödüllerini almak için bu törene gelemeyenlere de ödülleri, AWO görevlileri tarafından evlerine yapılacak ziyaret ile kendilerine takdim edilecektir.

Zaman bu, su gibi akıp gidiyor!

Zaman geçiyor ya! Miletli Tales, M.Ö. olup, günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce ne güzel söylemiş: “Her şey akıyor. / Alles fliest”. 

Bir defa yıkandığın ırmağın suyunda, nasıl ki ikinci defa yıkanamasın. İşte öyle bir şey. 

Ödül töreninde, bir hanımefendi bana dönüp: “Sizin danışma yaptığınız odaya, sizden sonra ben geçip, danışma veriyordum” demesi üzerine, olaylar unutulmuş olsa da, bazı eylem ve işlerin zamana nasıl da damga vurup izler bıraktığını düşündüm. 

1980’lı yıllarda, TÜRGEM’in resmî kuruluşundan önce bir süre ben de AWO’nun odalarında gençlik çalışması yapmış olduğumu anımsadım. 

Madem ki zaman geçiyor ve durdurulamayıp,  akıp gidiyor. 

Bırakalım da, zamanı iyi şeylerle doldurup ve  bizden öncekilerin bize  bıraktıkları mirası, büyütüp, insanların daha çok yararlandıkları şekilde yüceltelim.

Remzi Uysal 
Lübeck, 15.10.2021