GÜNCEL
Giriş Tarihi : 04-04-2021 13:00   Güncelleme : 04-04-2021 13:00

Terekemeler

Terekemelerle ilgili çok araştırma ve yayın var ; ancak en  eskisi ve tabir caizse en yerinde , en gerçek ve en canlı anlatım ;  Hive Hanı ve aynı zamanda tarihçi olan Ebu’l Gazi Bahadır Han tarafından 1663-1664 yıllarında Çağatay Türkçesi ile yazılan ‘’Şecere-yi Terākime- Türkmenlerin soy kütüğü  ‘’nde yer alır.

Terekemeler

Prof. Dr. Esfender KORKMAZ

Secere-i Terakime, Türkmenler arasında yaygın olan Oğuz rivayetleriyle mevcut Oğuznamalerden yararlanarak hazırlanmıştır. Oğuz Han’ın öncesini, yaptıklarını ve  sonrasını anlatır. Bu kitapta Oğuzların Salur boyuna mensup oymakların soy kütüğü gösteriliyor ve Terakime Salur bu boya bağlı oymak olarak yer alıyor

Kitap . 1937’de Türk Dil Kurumu tarafından  yayınlanmıştır.  Pergola yayınları tarafından da 2017 yılında Osmanlıca tıpkı basımı yapılmıştır.Prof.Dr.Zühal Kargı Ölmez ,ın bu konuda doktora tezi ve kitabı  var.

Terekemeler , oğuzların İran’a , Kafkasyaya gelen ilk  Türk boylarıdır. Kuzey İran, Azerbaycan ve Gürcistan bölgelerine on birinci asırda gelmiş, kendi içinde kapalı yaşamış ve Türk geleneklerini, şamanlığı sürdürmüştür. Orta Asya’da Terakime ismi, oğuz olarak değişmiş ve fakat Kafkas bölgesine gelen terekemelerde  aynı kalmıştır. Terekeme’lerin İslamlığı en sonra kabul ettiği söylenir.

Evliya Çelebi Tebriz şehrini anlatırken , ‘’Terekeme Türkmanı ‘’ nı anlatmış ve  onların lehçelerinden örnekler vermiştir.

Terekeme’lerin bir oğuz boyu olduğu kaynağında bu kadar açıkken , tarihçiler arasına farklı yorumlar olması anlaşılır gibi değildir.

Terekemelerin  en yoğun yaşadığı yer  Gürcistanda  Borçalı  bölgesidir. Bu bölge 1801 de Ruslar tarafından alınmıştır. Bu sırada bölge kısmen göç vermiştir. 1826-1828 Rusya İran savaşı sonrasında imzalanan Türkmençay anlaşması sonrasında ise terekemeler ,Kars  Çıldır, Arpaçay , Iğdır , Ağbaba , çaldıran , Sökmenova , karaköse  ve Taşlıçay’ a göç ettiler. 1787-1789 Yani 93 harbinden sonra da aynı şekilde göç edenler oldu.  Bir kısmı da ,1921 de Gümrü anlaşması ile ve mübadele sonucu  Kars bölgesine geldiler.

Halen Türkiye ‘ de 600 bin dolayında terekeme nüfus var.

Neden  terekeme yazdım. Çünkü terekemelerin , aşıklık ve söz kültürü , korunmaya değer kadim Türk kültürüdür. Söz gelimi, En büyük söz ustası Milli aşıklarımızdan Aşık Şenlik, Türk Edebiyatında yer almıyor. Kars- Çıldır’lı olan Aşık Şenlik, öz Türkçeyi ve Osmanlıcayı iyi kullanan bir terekeme idi.

Aşık Şenlik (1950-1913)  Kafkasya’da ve İran’da halk kültüründe etkili, aşıklık geleneği içinde yetişmiştir. Çıldır ve Aşık şenliğin köyü eski adıyla Suğara, Şenlik 28 yaşında iken 1877-78 Osmanlı Rus savaşı sonucu Ruslara bırakılmıştır. Şenlik ölünceye kadar Türkçe konuşmuş ve Türkçe yazmıştır.

93 harbi denilen  ( 1878-1978 ) Osmanlı -Rus savaşında, halkı galayana  getiren şiirler yazmıştır. 93 Koçaklaması  ünlüdür. Ben Çıldırlıyım. İlk okulda Milli bayramlarda ve Kurtuluş günlerinde yapılan törenlerde, Aşık Şenliğin bu şiirinin iki kıtasını okurdum.

Benim Okuduğum Aşık Şenliğin 93 koçaklaması:

Ehli Türk olanlar eşitsin bilsin,

Can sağ iken yurt vermeniz düşmana,

İsterse Uruset ne ki var gelsin,

Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

Guşanın kılıcı geyinin donu,

Gavga bulutları sardı her yanı,

Doğdu koç yiğidin nam alma günü,

Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

 

Aşık Şenlik 1913 yılında, Çıldır Rus işgali altında iken vefat etmiştir.