SİYASET
Giriş Tarihi : 03-04-2021 14:02   Güncelleme : 03-04-2021 14:02

YURTSEVER BİR TÜRKİYE İÇİN ÇAĞRI

Günümüz Türkiye’sine dönüp baktığımızda, çevremizde savaşların yaşandığı, kan ve gözyaşının aktığı AB’nin tahkim yasalarını dayattığı, ABD’nin BOP adı altında bölgemizi yeniden dizayn etme ve ülkemizin bir bölümünü parçalama çabasında olduğunu görüyor ve geleceğe umutla bakmamız engelleniyor.

YURTSEVER BİR TÜRKİYE İÇİN ÇAĞRI

Geleceğimiz olan çocuklarımıza bırakmayı arzuladığımız barış içinde yaşayacakları, çağdaş, laik ve demokratik bir Türkiye hayalinden, her geçen gün ülkemiz uzaklaşıyor... Uzaklaştırılıyor…

 

Yerli işbirlikçilerin, gaflet ve dalalet içersinde olan yönetenlerin çabalarıyla önümüz tıkanıyor. Ülke toprakları, yeraltı zenginlikleri, tarım alanları yabancılara, emperyalistlere peşkeş çekiliyor. Ülkenin en verimli işletmeleri teker teker satılıyor.

 

Ekonomi yönetimi ile siyaset çarkı dişlileri arasında köylüler, işçiler, emekçiler ve geniş halk kitlelerin ezilmekte, insanın, insan gibi yaşamasına geçit verilmiyor.

 

İktidarı ele geçirenler kendilerini ve yandaşlarını efendi, yurttaşı kul gibi görüyor, hor görüyor…

 

Her geçen gün işsizlik artıyor, yoksulluk çığ gibi büyüyor. Fakirlik halkın kaderiymiş gibi gösterilerek seçimden seçime bir file erzak dağıtılarak oy avcılığı yaparak halkla âdete alay ediliyor.

 

Yurttaşa karşı hoyrat olan iktidar, görev ve sorumluluklarını yerine getirmekten aciz durumda.

 

 

Devletin tüm kurumlarıyla kavgalı olan cumhurbaşkanı, insanları ayrıştırarak koltuğunu koruma peşinde… Geleceğe yön vermeyi bırak, acil ihtiyaçlara bile yanıt veremeyerek, gününü kurtarmaktan bile aciz durumda.

 

Devleti yurttaşın hizmetine sunmakla yükümlü iktidar, halka hizmeti bırakarak kadrolaşmayı öncelik olarak gündemine almış. Kadrolara yerleştirmede bilgi, birikim ve iş deneyimini hiçe sayılarak, imamların, mollaların ve tarikat üyelerinin kadrolara yerleştirilmesini fütursuzca sürdürüyor.

 

Kısaca bizi yönetenler kimi zaman kısa vadeli siyaset hesabı içinde, kimi zamanda açıkça maddi menfaat peşinde. Lider partisi görünümündeki sistem siyasetçinin dürüstünü kenara itmiş, çaresiz ve etkisiz bırakmıştır.

 

Türkiye sedalısı yurtseverler olarak, bu böyle gitmez, gidemez, gitmemeli!

 

Türkiye’nin önündeki bu engeller kaldırılmalı!

 

Tıkanan nefes yolları açılmalı!

 

Demokratik Merkeziyetçi programı çevresinde bir arada bulunan bizler, Türkiye’nin önündeki bu tıkanıklıkları aşacağımıza inanıyoruz.

 

Halkımıza buradan sesleniyorum, yalnız değilsiniz…

 

Umutsuzluğa kapılmayın…

 

Biz bu ABD işbirlikçilerini, din tacirlerini yenebilecek güçteyiz.

 

Gücümüzü dürüst yurtsever insanımızdan alıyoruz. Gücümüzü kul olmayı reddeden, kendini özgür birey gören cumhuriyetin değerlerine bağlı halkımızdan alıyoruz.

 

Kuşkumuz yok: Toplumumuz dürüstlüğü, ilkeli ve onurlu bir yaşamı bir arada istiyor.

 

Demokrasinin, sosyal adaletin, hukukun hâkim olduğu, herkesin düşüncesine, inancına, kimliğine özgürce sahip çıkabileceği bir dünya özlüyoruz.

Bağımsız ve egemen bir ülke olmak istiyoruz.
Adalet ve hukukun olduğu,

Eşitsizliklerin yaşanmadığı bir ülke olmak istiyoruz.

Halkçı bir ekonomi,
Özgür bir toplum,
Aydınlık bir ülke olmak istiyoruz.

 

Kültür ve sanatta ileri bir ülke,
Toplum için siyaset, halkçı bir yönetim anlayışı istiyoruz…

Emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerin yönlendirdiği değil, halkın yönettiği, tüm kesimlerin karar ve yönetimlerde söz sahibi olduğu katılımcı demokrasinin yaşandığı özgür bir ülke olmak istiyoruz.

 

İşte bu hedefler doğrultusunda yurtseverleri örgütlemek, CHP olarak birlik ve beraberliği sağlamak için yola çıkıyoruz.

 

Burhanettin YILMAZ