ÖYKÜ
Giriş Tarihi : 14-01-2021 11:46   Güncelleme : 14-01-2021 11:46

O YALNIZCA BİR HEKİM, DEĞİLDİ… İNSANLIK ABİDESİYDİ

İşim gereği üniversite hastanemizde öğrencileri denetliyorum… Pozisyonum ve mesleğim sağlıkçı olmama rağmen sırf üniversite öğretim elemanıyım diye beni sağlık kavramından tanımından dışarı çıkarıyorlar…

O YALNIZCA BİR HEKİM, DEĞİLDİ… İNSANLIK ABİDESİYDİ

 

Bu nedenle yaptığım işin riskini taşımama rağmen onların yararlandığı haklardan yaranamamak tam bir fiyasko…

Bu nedenle ürkmüyor değilim… Hem hastane ortamından hem de gidip gelirken araçların içindeki insanlardan…

AŞILAR SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA; öncelikle Zatürree aşısı (Pnömoni) ben deyaptırmk istedim… Aile hekimim 65 yaş üstündekilere oluyor, dedi…

Beni tanıdığı halde, sağlık hocası olduğumu bildiği halde kabul etmedi baştan ısrar edince ben, randevu verdi ve oldum Zatürree aşısını..

Akabinde Grip aşısı olmak istedim ayni gerekçelerle olamadım… Ben de durumumu belirten bir nedenle şikâyetçi oldum ve haklı bulundum ve aşı yapılmaya hak kazandım…

Fakat aşı bitmişti bu sefer, Ben de durumumu Giresun’da okuttuğum ama İstanbul da çalışan bir öğrencimle paylaşmıştım… O’ da sağlık camiasında olduğu için belki aşının bulunmasında yardımcı olabileceğini düşündüm… Çünkü aşılar sağlık çalışanlarının isim ve sayısına göre geliyor ama kimileri yaptırmak istemiyorlar. Belki böyle bir nedenle ellerinde aşı kalabileceğini sorgulamak istedim.

Aradım öğrencimi;

-Hocam, ben size yardımcı olacağım, dedi.

Tabii çok sevindim… Akabinde detaylandırdı durumu;

-Siz falancı yere gidin orada Doktor size yardımcı olacak, dedi...

Ben de zaman geçirmeden ertesi günü gittim… Doktor beyi sordum ismiyle evet burada, dedi çalışanın biri.

Fazla zaman geçmeden doktorum, meslektaşım güler yüzle yanıma geldi ve beni alıp birlikte kliniğe indik… Biraz kısa sohbet ettik… Sonrasında durumu biliyorlardı zaten, bana Grip aşısı yapıldı.

Sorgulayınca işin âkıbetini, Gözlerim dışarıdan fark edilemeyecek şekliyle doldu… ncesinde hiç tanımadığım insanlar, elbirliği, gönül birliği etmişçesine benim işimi görüyorlardı halk dilince…

Ben oradaki fazla gelen aşılardan olmadım…

Ben orada beni karşılayan öğrencimin beni yönlendirmesiyle henüz tanıştığım hekim Zübeyir

Beyin kendi hakkını bana sunmasıyla /kendi hakkından feragat etmesiyle grip aşımı oldum.

Olabildim.

Bu onurun tanımlanabilmesi iyi bir laf ebesi olduğum tanımlamasına girse de bunu ifade etmede, yazabilmede yazacak kelimeleri seçebilme de çok zorlandığımı itiraf edebilirim…

Teşekkürler Dr. Zübeyir Arkadaş soyadınızı yazmıyorum… Suiistimal olmasın diye…

Tam da aşı olurken, içeriye gelip beni keşfedercesine bakışlarla süzüp arada Giresun kelimesi geçti diye,

Pür dikkatlerini konuya toplayan parlayan gözleriyle gözlerime ışık saçan güzeller güzeli bir genç kızın bana hocam diye ve benimde acaba nereden hatırlıyorum diye düşünürken, onun ivedi olmasıyla durum anlaşıldı.. Giresun’dan bir öğrencimle karşılaştım yine… Aysel

AYSEL ; On dört yıl önce mezun olan bir öğrencim… Konuştuk, ettik geçmiş yıllara Gittik-geldik… Yemek yedik, çay-kahve içtik, kısa bir muhabbet ettik, Çünkü onlar çalışıyordu benim onların dolayısıyla hastaların hakları, zamanlarını çalmamam gerekiyordu… Artık ve bundan böyle çok görüşme kararı aldık!

İki de bir aralıklarla Mutfağa gelen olağanüstü –iyi insan Doktor Zübeyir arada bakıp gidiyordu… Anladım ki hasta aralarında geliyor, benim yemek işim bitmiş mi? Ona bakıyor!

-Çünkü beni Metroya bırakmak için...

O gün tanıdım Doktor Zübeyir’i… Bir başka öğrencimin yönlendirmesiyle… Aşı hakkını bana verdi… Çay-kahve içtim... Bitince de beni aracıyla Metroya bıraktı… Dört bir yanımla cennetteydim!

Bu nostalji zannedilen öykü o gün bitmedi… Doktor Zübeyir ile hekimim olmalıydı, dedim Ama henüz işlemlere yoğunluğumdan dönemedim… Olacak ama.

Bir kez daha Teşekkürler öğrencim Badegül, Aysel ve Dr. Zübeyir sevgiler sizlere…