GÜNCEL
Giriş Tarihi : 14-01-2021 08:31   Güncelleme : 14-01-2021 08:31

AKP Yozgat 7. Olağan İl Kongresi'nde sosyal mesafe yine yok sayıldı!

AKP Yozgat 7. Olağan İl Kongresi'nde her zaman yaptıkları gibi koronavirüs salgınına karşı önlemler yine yok sayıldı. Kongreye katılanların zerre kadar sosyal mesafe kuralına uymadıkları görüldü.

AKP Yozgat 7. Olağan İl Kongresi'nde sosyal mesafe yine yok sayıldı!

 

AKP Yozgat 7. Olağan İl Kongresi, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın video konferansla katılımıyla gerçekleştirildi.


Rıza Kayaalp Kapalı Spor Salonunda yapılan kongreye AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım Medya Başkanı Mahir Ünal, Anayasa Komisyon Başkanı Bekir Bozdağ, AKP İl Başkanı Yusuf Başer, Yozgat Belediye Başkanı Celal Köse, AKP Yozgat milletvekili Yusuf Başer ve delegeler katıldı.

"CUMHURBAŞKANLIĞININ TARAFSIZLIĞI HUKUKİDİR, SİYASİ DEĞİLDİR"

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal AKP Yozgat 7. Olağan İl Kongresi'nde gündeme ilişkin gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

"Muhalefetin millet ve milletin iradesi ile kavgalı olduğunu" iddia eden Ünal, şöyle konuştu:

"Bunlar milletin kendilerini iktidar yapmayacağını bildikleri için milletle mücadelelerine ve milletinin iradesinin temsilcisi olan siyasetle mücadeleye devam edeceklerdir. O yüzden hala vesayet aklıyla düşünüyorlar. Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıymış. Cumhurbaşkanlığının tarafsızlığı hukukidir, siyasi değildir. Siyasi olarak mücadele etmiş, milletin önüne çıkmış, milletten oy almış, siyaset yapmış bir cumhurbaşkanı, millet iradesini temsil ediyor demektir. Dolayısıyla bunlar siyasi olarak tarafsız cumhurbaşkanı isteyerek aslında ne istiyorlar? Geçmişte vesayetin sigortası durumunda olan cumhurbaşkanları vardı ya, Süleyman Demirel diyor ki, '28 Şubat'la ilgili boyun eğmek zorundaydım'. Neden? Çünkü 'Telefon ettiler, tankları çıkarıyoruz dediler, ben de 28 Şubat'a razı olmak durumunda kaldım' diyor. Biz böyle bir cumhurbaşkanı istemiyoruz, biz milletin emanetini ölümüne savunan bir cumhurbaşkanı istiyoruz."

Ünal, açıklamasına şöyle devam etti:

"Cumhurbaşkanımızla ilgili vesayet aklı ile düşünenler şöyle diyorlar, 'Partili cumhurbaşkanı olur mu?' Siyasi partiler, millet iradesinin temsilcisi ise millet iradesinin devlet yönetimine yansıtılması siyaset eli ile oluyorsa Türkiye Büyük Millet Meclisinin duvarında 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' yazıyorsa devlet ile ilgili kararları alması gereken kimdir, milletin seçtikleridir. Onların kafasında eski vesayet ve eski parlamenter sitem olduğu için, onların kafasında vesayet üreten yeri geldiğinde darbe yapan, yeri geldiğinde orduyla, yargıyla, medya ile millet iradesini alaşağı etmeye alıştıkları için millet iradesinin temsilcisi Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AK Parti siyasetinin devleti yönetmesinden rahatsızlar. Peki soruyoruz, milletin seçtikleri yönetmeyecek, bu devleti kim yönetecek? Bu devleti bu milletin iradesi yönetecek. Bu devleti bu milletin seçtikleri yönetecek. Bu milleti yurt dışından talimat alanlar değil, bizatihi milletin kendisi yönetecek. Burada bulunmamızın amacı bu milletin iradesine sahip çıkma mücadelesidir. Milletin iradesini egemen kılma mücadelesidir."