GÜNCEL
Giriş Tarihi : 04-01-2021 16:51   Güncelleme : 04-01-2021 16:51

Şimdi tam zamanı değil mi !!!

Dönüp de bakmayı istemediğimiz bir yılın ardından,  umutlara kucak açarak yarınlara merhaba dedik.  

Şimdi tam zamanı değil mi !!!

Aslına bakarsanız, tarihin rakamları değişse de, bu günün dünden bir farkı olmadı.

Çocukluğumuzdan beri yarınların daha güzel olacağına inandırdık kendimizi, halen de aynı düşünceyle avunuyoruz.
Ama hep diyoruz ya; Umut fakirin ekmeğidir ! Beklenen güzelliklere o kadar umut bağladık ki, isimlerimize, şiirlerimize, şarkılarımıza yani her yere umut ektik, filizlensin diye...

Bir tarafta salgın hastalık, diğer tarafta deprem gerçeği bizleri köşeye sıkıştırırken, sistem de arkamızdan iterek bizleri bunların kucağına atıyor.  Baskı, korku, yaşam koşullarının oluşturduğu dikenli teller etrafımızı sarmışken, güzel günleri beklemek biraz Polyannacılık oluyor ! Bireysel olarak bir şeye gücümüz yetmese de, toplum olarak makas oluşturmayı ve o dikenli telleri kesmeyi bir türlü beceremiyoruz. 
Oyalanıyoruz ve önümüze sürülen gösterileri izlemekle yetiniyoruz. İzlediğimiz filmin konularına kendimizi kaptırıp, çeşitli sahnelerinde kimi zaman duygusallaşıyor, kimi zaman da gülüyor, kızıyoruz. Ama genel olarak senaryoyu düşünmüyoruz. Hem paramız gidiyor hem de zamanımız !
Biz elimiz boş izlerken, kendi yakınlarına da  patlamış mısır ve çekirdekleri vererek bizleri oyalıyorlar. Hatta öyle zamanlar geliyor ki, besledikleri izleyicilerle sahne kavgasına giriyoruz.  Ve bu kavgaların da ekrana yansıması olmuyor. Tek çözümü toptan salonu terkederek beğenmediğimiz  oyuncuya ve en önemlisi yönetmen ve senariste ders vermek !
*   *   *
2021'in sahne gösterimi zamlarla açıldı.  Borcundan dolayı 590.000 ailenin doğal gazı, 123.000 ailenin elektiriği kesikken, yetmedi biraz daha dendi! Hemen sahne değişti ve başörtüsüne geçildi. O bitti başka şey geldi. Bizler izlemeyi terketmediğimiz sürece daha da gelecek!
O koltuklara oturup bizleri oyalamak için yazılan senaryoyu izlemek de, salonu terkedip yönetmen, senarist ve sırtımızdan kazananları cezalandırmak da bizim elimizde...

Oturduğumuz yerde bir şeyler yapmıyor ve sinemacının dağıttığı mısırları yiyerek bize gaddar oyuncuları melek olarak savunanlarla ağız dalaşına gireceksek,  halimizden memnunuz demektir.  
İyi de başka senaryo mu var ! Diğer senaristler de bizim gibi hayıflanmaktan başka ne yapıyor ? 
Şimdi tam zamanı değil mi !!!