GÜNCEL
Giriş Tarihi : 14-12-2020 12:22   Güncelleme : 14-12-2020 12:58

Deniz Patlıcanı (Deniz Hıyarı)’nın Avlanması Durdurulmalıdır

28 Eylülden itibaren avlanması serbest bırakılan Deniz Patlıcanlarının avlanması, sahillerimizin daha çok kirlenmesi demektir.Özellikle Ege denizi sahillerimizde çokça görülen Deniz Patlıcanı, sığ denizlerin filtresi gibi bir işlev görmektedir.

Deniz Patlıcanı (Deniz Hıyarı)’nın Avlanması Durdurulmalıdır

Her bir Deniz Patlıcanı yılda 150 ton ince kumu temizlemektedir. İnce kuma bulaşan çamur ve diğer kirlilikleri tüketerek sahillere tertemiz bir kum bırakmaktadır. Sığ kıyılarımızın dupduru görünmesinin yegâne nedeni bu deniz canlısıdır. Kısaca bu canlıya Deniz Süpürgesi de diyebiliriz.

Ancak bu Deniz canlısı hızlı bir şekilde avlanarak yok edilmeye çalışılıyor. Çünkü ekonomik değeri de olan bu canlı daha çok avlanmaya başlanmıştır. Yasalar gereği, belli alanlarda belli aralıklarla en az dört yıl avlanma yasağı getirilerek neslinin devamı garanti altına alınmaya çalışılmaktadır. Ancak her alanda olduğu gibi bu konuda da yeterli denetim ve önlem alınmadığı için, bu sektörün avcıları her boşluğu fırsat bilerek, sahillerimizin temizlik bekçilerini yok etmeye çalışmaktadırlar.

Avlanması yasalarla yasaklanan bu Deniz canlısı yoğun bir şekilde avlanıldıkça, denizlerin temiz kalması da zorlaşacaktır. Bu canlı bizde sadece balık yemi olarak değerlendirilse dahi, Uzak Doğu mutfağının vazgeçilmez lezzetli yiyecekleri arasındadır. 2017 yılında bu Deniz canlısından 7 milyon dolarlık ihracat yapılmıştır. Bu da gösteriyor ki bu tatlı gelir bazıları için vazgeçilmez görülürken, sahillerimiz için ise bir yok oluş süreci içine itilmektedir. Doğanın, özellikle temiz bir sahil denizinin dengesi unsuru olan bu canlı nesli azaldıkça, denge kirlilik yönünde bozulmaya devam edip, bu alanlar kullanılmaz bir noktaya doğru gideceği de kaçınılmazdır.

Bu canlının durumu karasal yaşamda parçalayıcı ve çürütücü özellikleriyle dengeyi düzenli hale getiren Mikro organizmaların zarar görmesiyle, karasal alandaki bozulma olayının yaşanması gibidir. Bu mikro organizmaların yok olmasını sağlayan en belirgin etkenlerin başında jeotermallerin alana bıraktıkları sıcak su ve diğer akarların yarattığı ısı farklılaşması bu organizmaların hızlı bir şekilde yok oldukları gibi. Bu mikro organizmalar yok oldukça, alandaki birçok atıkları parçalayacak, onları çürütüp yok edecek bir etken kalmayacak. Bu ise mevcut bu alanlar atık yığınları ile dolup taşacaktır.

Deniz Hıyarlarının avlanmasının yasaklanmasının yanında etkin bir denetimle korunmaları sağlanarak geleceğin emaneti olan sahillerimizi temiz bırakalım. Mikro organizmaların yok olmasına neden olan sıcak akarların önlenerek çevremizde atık stoklarının oluşmasını önleyelim. Sıcak akarlar; jeotermal santrallerde, Seramik Fabrikalarında, Tekstil fabrikalarında açığa çıkmakta ve rastgele çevreye ve derelere bırakılmaktadır. Bu tür zararlı çalışmaların etkin denetimle önlenmesi mümkündür. İyi bir çevre ve yaşanabilir bir Türkiye için bu konularda azami çaba gösterilmeli, sadece mevcut yasalar uygulansa bile bu kadar zararlı eğilim ortaya çıkmaz.

Daha temiz bir sahil ve kıyı bandının oluşması, Deniz Patlıcanlarının yaşam alanları her şekilde koruma altına alınarak, onların daha iyi süpürme işlerini yapmaları sağlanmalıdır. Yoksa o dupduru sahil bandımız elden çıkacaktır.


Ali Makal