EKONOMİ
Giriş Tarihi : 01-09-2020 08:02   Güncelleme : 01-09-2020 08:02

Betonlaşmanın faturası fındığa kesildi

Karadeniz’deki HES, asfalt ve beton politikaları yüzünden yaşanan selin, toplam fındık rekoltesini yüzde 5 düşürmesi bekleniyor. Bu oran yukarı revize edilebilir.

Betonlaşmanın faturası fındığa kesildi

Yaklaşık 80 bin fındık üreticisiyle Türkiye’nin toplam fındık üretiminin yüzde 20’sini karşılayan Giresun’daki selden, fındık da zarar gördü. Bu yıl zaten iklim değişikliği ve hastalık gibi nedenlerle ülke genelindeki tahmini fındık rekoltesinin, açıklanandan yüzde 24.8 düşük gelmesi bekleniyordu. Bunların üzerine bir de Karadeniz’i betonlaştırma politikalarının yaşattığı selin, toplam rekolteyi yüzde 5 daha aşağıya çekmesi bekleniyor.

İldeki ziraat odalarının belirttiğine göre bu oran, hasarın boyutunu araştırmak için kurulan komisyon çalışmasıyla ilerleyen dönemlerde netleşecek. Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, “Yaşanan sel, kanallara denk gelen yerlerdeki fındığın yüzde 90’ını dereye döktü. Ancak bu, Giresun genelindeki fındığın yüzde 5’ine tekabül ediyor” dedi.

Karaman, “Zaten fındıktaki tahmini rekolte tutmayacaktı. 665 bin ton açıklandı ama 500 bin ton civarında gerçekleşmesini bekliyoruz. Bunlar hem şubat ayında yaşadığımız fırtınanın hem de küllenme hastalığının etkileri. Üzerine bir de geçen hafta yaşanan sel, ciddi hasarlar yarattı. Henüz sağlıklı, net bir bilgi toplayamadık. Ancak sel, yılsonunda toplam rekolteyi yüzde 5 aşağıya çeker diye tahmin ediyoruz” diye konuştu.

FİYAT ARTACAK

Türkiye, 2018-2019 sezonu fındık üretiminde 776 bin ton ile üretimdeki payını yüzde 69’a çıkarmıştı. Karaman’ın öngördüğü gibi açıklanan tahmini rekolte 665 bin ton değil de 500 bin ton civarında gerçekleşirse, bir önceki sezona göre yüzde 35.5’lik düşüş yaşanmış olacak.

Karadenizli üreticinin fındıkta yaşadığı sorunları Cumhuriyet’e anlatan Karaman, “Fındıkta 4-5 yıldır küllenme hastalığıyla mücadele ediyoruz. Bu hastalık fındığın büyümesini engelliyor, belli bir süre fındığın içini boşaltarak dökülmesine yol açıyor” dedi. Bunun dışında şubat ayında yaşanan fırtınanın, döllenme sorunu yarattığına dikkat çeken Karaman, “Bu yüzden bölgemizdeki fındık, geçen yıla göre çok az. Tonaja baktığımızda neredeyse yüzde 50 daha düşük. Yani mevcut sorunların yanında sel küçük bir etken” diye konuştu.

‘MALİYETLER BOYUMUZU AŞTI’

Bu yıl ürün az olduğu için fiyatların da yukarı gittiğini aktaran Karaman, şöyle devam etti: “TMO’nun açıkladığı 22.5 TL’lik fiyat artık yetersiz. Bu işin alım satımını yapanlar piyasadan net 23 liradan fındık alıyor. Üretici de en az zararı edinebilmek için elindeki fındığı bekletmenin hesabını yapıyor. Çiftçinin beklentisi 30 TL’ye satabilmek.

Öte yandan, girdi maliyetleri çiftçinin boyunu aşıyor. Destek veriliyor ama son yıllarda fındık fiyatlarıyla girdi maliyetleri eşit bir şekilde gitmiyor. Gübre ve ilaç fiyatları dövize endeksli olduğu için çiftçi için ciddi bir maliyet. Önümüzdeki sezona mart, nisanda başlayacağız. O zamana kadar maliyetlerimiz kaça çıkar öngöremiyoruz. Kur arttıkça girdiler de yükseliyor.”