SİYASET
Giriş Tarihi : 28-08-2020 08:49   Güncelleme : 28-08-2020 08:49

AKP’li Ünal, ‘Milli bayramların kutlanmasına karşı mısınız?’ sorusuna yanıt verdi

Pandemi gerekçesiyle 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarının kısıtlanması tartışmalara yol açmıştı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, "Milli bayramların kutlanmasına karşı mısınız?" sorusuna yanıt verdi. "Karşı olamayız çünkü AK Parti, Cumhuriyet'in kazanımlarının savunucusu ve garantörüdür" diyen Ünal şöyle konuştu: "18 yıldır biz Cumhuriyetin kazanımlarını ve değerlerini yüceltiyoruz. 15 Temmuz bir varoluş ve yok oluş mücadelesiydi. 15 Temmuz'u bence milli bayramlarımızın karşısına koymak, Malazgirt'i 30 Ağustos'un karşısına koymak doğru değil."

AKP’li Ünal, ‘Milli bayramların kutlanmasına karşı mısınız?’ sorusuna yanıt verdi

 

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Mahir Ünal, Haber Global’de Jülide Ateş’in konuğu oldu.

“Ayasofya Camii ibatede açılırken, Fetih kutlamaları yapılırken, 15 Temmuz anılırken bulaşmayan virüs 23 Nisan, 29 Ekim, 19 Mayıs ve 30 Ağustos kutlanırken mi bulaşıyor?” eleştirilerini hatırlatan Ateş, Ünal’a ‘Milli bayramların kutlanmasına karşı mısınız?’ diye sordu.

Ünal soruyu şöyle yanıtladı:

* Hayır. Karşı olamayız çünkü AK Parti, Cumhuriyet’in kazanımlarının savunucusu ve garantörüdür. 18 yıldır biz Cumhuriyetin kazanımlarını ve değerlerini yüceltiyoruz.

* Burada herhangi bir şekilde milli bayramlarımıza dönük bir durum söz konusu değil. 15 Temmuz hassasiyeti çok sıcak ve taze olmasından kaynaklanan bir hassasiyet.

“15 TEMMUZ’U DOĞAL OLARAK ERTELEYEMEZSİNİZ”

* 15 Temmuz bir varoluş ve yok oluş mücadelesiydi. 15 Temmuz’u bence milli bayramlarımızın karşısına koymak, Malazgirt’i 30 Ağustos’un karşısına koymak doğru değil.


* Dediğim gibi bizim milli bayramlarımızla ilgili herhangi bir sorunumuz söz konusu değil. 15 Temmuz kutlamaları da henüz daha 4. yılında olduğu için doğal olarak 15 Temmuz kutlamalarını erteleyemezsiniz.

* Ama bizim milli bayramlarımız zaten köklü, derin ve tarihi bir geleneğe yaslanıyor. Diğer taraftan 15 Temmuz’u 4. senesinde kutlamamanızın toplumsal olarak başka sonuçları olur.

“SİYASETE SIZMAYI HİÇBİR ZAMAN DÜŞÜNMEDİLER”

“FETÖ’nün siyasi ayağı kim ya da kimler?” sorusuna, “İsmet Özel der ki; ‘Her şey ben yaşarken oldu, bunu bilsin insanlar.’ Aslında her şey biz yaşarken oldu” diye yanıt veren Ünal, şöyle sürdürdü:

* FETÖ de, 15 Temmuz darbesi de, 17-25 Aralık süreci de, 7 Şubat MİT krizi de bunların hepsi biz yaşarken oldu. FETÖ’cü dediğimiz insanlar, bunlar hayatın içerisinde bizimle beraber yaşayan insanlardı.

* Dini grup görünümlü, sivil toplum örgütü görünümlü yapı bir gün devleti ele geçirmek istediğinde bunların aslında bir dini grup olmadığını gördük.


* Bu yapı siyasetle kurduğu ilişkide FETÖ elebaşının ifadesiyle ‘siyaseti aşağıların aşağısı’ olarak görüyor. Hatta iktidarı aşağıların aşağısı olarak görüyor. Siyasete sızmayı hiçbir zaman düşünmediler.

* Emniyete, yargıya sızdılar ama siyasete sızmayı hiçbir zaman düşünmediler. Geçmişte siyasette kurduğu ilişkide son derece açık oldular.

* AK Parti ile kurdukları ilişkide de bunlar son derece açık oldular. 2013’ten sonra AK Parti bütün kongrelerinde, bütün yerel seçim, genel seçim aday belirlemelerinde AK Parti ince eledi sık dokudu.

“KİMİ NEYLE SUÇLAYACAKTIK”

* FETÖ bir dini grup değildir. Kuruluşu itibarıyla bir geleneğe yaslanmaz. Anadolu irfan geleneğinin bir parçası değildir. Yaslandığı bir gelenek yoktur.

* Kuruluşu itibarıyla devlete sızmayı, devleti ele geçirmeyi kendisine hedef edinmiş. Daha sonra 17-25 Aralık ve 15 Temmuz’la maskesi düşmüş bir yapılanma.

* Devlet 17-25 Aralık’tan sonra FETÖ ile mücadele etmeye başladığında maalesef AK Parti’ye destek olunmadı. 15 Temmuz’dan sonra her şey ortaya çıktıktan sonra FETÖ ile mücadele etmenin hukuki zemini ortaya çıktı.

* Çünkü suç ortaya çıktı. 17-25 Aralık’tan öncesinde biz kimi neyle suçlayacaktık? Emniyette, yargıda, orduda kimi neyle suçlayacaktık?

“85’TE SORULARI ÇALIP 96’DA SORULARI YAZDILAR”

* Bu yapılar 1985’te soruları çalmaya başlıyorlar, 96’da soruları kendileri yazmaya başlıyorlar. Yani bu tarihi AK Parti ile başlatmak haksızlık olur.

* Bu yapı zaten bir dini grup değildir. Bir geleneğe yaslanmaz, irfan geleneğinin bir parçası değildir. Kuruluşu itibariyle devleti ele geçirmeyi hedef edinmiş bir yapıdan bahsediyoruz.”

“2004 MGK KARARINDA ‘FETÖ’ DEĞİL ‘İRTİCA’ UYARISI YAPILDI”

2004 yılındaki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararında ‘Türkiye’de Nurculuk Faaliyetleri ve Fethullah Gülen’ konusunda hükümete bildirilen eylem planı tavsiye kararı hakkında da konuşan Ünal sözlerini söyle sürdürdü:

* ‘2004 yılında biz sizi uyardık’ diyorlar. Ben de onlara diyorum ki; 2004 yılında siz bizi FETÖ’yle ilgili uyarmadınız, irtica ile ilgili uyardınız. Zaten sizin irtica söyleminiz FETÖ’yü doğurdu.

* Yani insanların dinini, inancını, yaşam tarzını yasaklama girişimi maalesef FETÖ’yü doğurmuştur. O yüzden 2004’te FETÖ’yle uyarılmadı, din ve dindarla ilgili uyarılarak ‘irtica’ dendi” ifadelerini kullandı.

AKP İMAMOĞLU VE YAVAŞ’TAN ÇEKİNİYOR MU?

“AK Parti, İmamoğlu ve Yavaş’tan çekiniyor mu, Büyükşehir Belediyelerinin yardımları neden engellendi?” sorusuna, ‘Asla’ diye yanıt veren Ünal, “Neden pandemi kurulunun üyesi olduğunuz halde birlikte hareket etmiyorsunuz? Neden ayrı baş çekiyorsunuz?” diye sordu.

“Biz bugüne kadar hiç kimseden çekinmedik” diye devam eden Ünal, “Bizim ortaya koyduğumuz seçim başarısını birileri tekrar ederse o zaman belki onlarla ilgili bir şeyler düşünürüz” dedi.

15 Temmuz AK Parti AKP eylem FETÖ Haber Kahramanmaraş Mahir Ünal seçim söz Türkiye