SİYASET
Giriş Tarihi : 24-01-2020 22:00   Güncelleme : 24-01-2020 22:08

CHP Solda (mı?)  

Sosyal Demokrasi’yi vurgularken; öncelikli olarak temel ilke ve değerleriyle önümüze çıkan bir dünya anlayıṣıdır: demokrasi, özgürlük, dayanışma, adalet ve eşitlik ilkeleriyle anılan ve de bilinen  uluslararası ölçekte bir düṣünce hareketidir. 

CHP Solda (mı?)  

Dolayısıyla, Sosyal Demokrat parti(ler) programında temsil edilen toplumsal katmanlar; en genelde, emeği ile geçinenlerin partisi olmuṣ olmasıdır. Șüphesiz memur, öğretmen, ögrenci, akademisyen, bilim adamları, yazar ve en geniṣ yelpazede temsili olan entellektüellerde ‘sosyal demokrasi düṣünün’ de önemli derecede destek ve yön veren temsilcileri olmuṣlardır.
Tarihin her döneminde olduğu gibi, günümüzde de Partiyi veya organizasyonu ayakta tutan ve yaṣatan da aktif üye temsilcileri olmuṣtur. Burdan hareketle; örgüt  giderlerini, parti  üyelerince  düzenli (aidat) olarak yapılan ödemelerden  karşılanır. Bu gerçeklikten hareketle, ”Yardım  alan  emir  alır”  esprisi önemlidir, ve de verilen yardım ve desteğinde ne kadar değerli olduğunu burada birkez daha altını çizmek gerekiyor.
CHP kurultayı halkın “sol”da olduğunu, sol ilkelere sahip çıktığını, bireysel özgürlüklerin ve Sosyal Devletin kazanımlarını mutlaka korunması gerektiğinin ve Laik Demokrasi’nin yeniden kurum ve kuralları ile kurulacağının işaretini vermelidir. CHP kurultayı gelecek günlere umut ve heyecan yaratmalıdır.
“Dünyanın akışı durmadan sağdan sola gidiyor. Ve bizim yöneleceğimiz doğrultu da kuşkusuz bu olacaktır” (1).                                                                                                                                                      
 “Sosyal Demokrasi, sosyal hukuk devleti kavramı, Ulu Önder’in daha Kurtuluş Savaşı’nın başından beri koyduğu Halkçılık ilkesinin özünde vardır. Atatürk, 1 Aralık 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, milletvekillerine Halkçılığın ögelerini anlatırken şöyle diyordu: “Halkçılık, toplumsal düzeni emeğe dayandıran bir uğraştır.” Oysa Atatürk’ün Halkçılık ilkesinin sosyo-ekonomik dinamiği, sosyal devletçi bir dünya görüşünün, sosyal demokrat kimliğininim anlatımından başka bişe değildir.”
      “Objektif ve ilmi bir tasnifle, eğilim bakımından, yelpaze bakımından da CHP -kendisini doğuran şartlar bakımından- Ortayla (Orta Sol) ilgili değildir. Soldadır.” (Tarık Zafer Tunaya, İnsan Derisi ile Kaplı Anayasa, Milliyet, 29 Nisan 1967)
       Sosyal Demokrasinin temel çıkış düşüncesi “insanı her türlü sömürü ve baskıdan” kurtarmayı ön planda görür. Emek en yüce değerdir. İnsan en yüce varlıktır, tüm uğraş insan için ve insan hizmetinde olmak zorundadır. İnsan hiçbir düşüncenin aracı olamaz, aksine insan amaçtır, her şey onun aracıdır.  
İnsanlara acı vermeye değil onların acılarını dindirmeye yöneliktir. İnsanları egemenlik altına almak değil, onları egemenlikten ve zincirlerden kurtarmaktır.
Sosyal Demokrat ideoloji özgürlükçüdür. İnsanların özgürlüklerini sona erdirmeyi değil, özgürlükleri ellerinden alınmış insanları özgürlüklerine kavuşturmak ister. Bireysel özgürlükle ve insan haklarıyla toplum yararını bağdaştırır. Bölücü değil birleştiricidir. İnsanı devletin güçlenmesi için bir araçtan ibaret sayan anlayışa orada yer yoktur. Sosyal Demokrat düzen de devlet insan için vardır, insan devlet için değil.
 Sosyal Demokrat ideoloji, yerel olduğu kadar evrenseldir. Ulusal ve uluslararası düzeyde  yeni haksızlıkların yaratılmasını değil, var olan haksızlıkların ortadan kaldırılması ve düzeltilmesi için mücadele verir. Savaşçı değil, barışçıdır. Her türlü baskıyı ve sömürüyü reddeder. Zayıfları örgütlenme ve dayanışma yoluyla güçlendirir. Toplumda olduğu kadar dünyada da dayanışmayı ve barışı güçlendirmeye çalışır.  İnsan kişiliğinin gelişmesi önündeki ve insan yaratıcılığının önündeki tüm engellerin kaldırılması için uğraş verir.
 Sosyal Demokrat ideoloji, seçkinlerin, elitlerin parti ve ülke yönetiminde söz ve karar sahibi olmasına karşıdır. Demokrasiye karşı “sağ” dan ve “sol” dan gelen bürokratik, militarist, elitist, maceracı, tepeden inmeci tüm hareketlere karşıdır. Halkın demokratik bilincine inanır.
Bugüne kadar devlet, “sosyal devlet” olmanın gereklerini yerine getirmemiştir. Hep halktan alan, halka vermeyen bir kurum olagelmiştir. Halkı “sürü” olarak gören anlayışın altıyüzyıllık koşullandırması  tam olarak kırılamamıştır. Bürokrasi sürekli baskı aracı olarak kullanılmıştır.
 CHP, bu dönemde yepyeni bir siyaset anlayışı geliştirerek, yönetimini yenilemeli, deneyimli kadroları ve örgütüyle Türkiye'nin önünü açacak demokratik çözümleri kamuoyu ile paylaşmalıdır. Bunun için de ivedilikle kendi düşünce ve inançlarını yüreklice savunabilen, sosyal demokrat ideolojiye inanmış, özgüvenleri sağlam, birikimli ve deneyimli insanları bir araya getirerek, sağlam ve sağlıklı bir yapı oluşturmak temel amacı olmalıdır. Yeni dönemde yenilenecek yönetime, gençlerin ve kadınların eşit katılımı sağlanmalıdır.
         Ve inanıyoruz ki; Türkiye’nin içinde bulunduğu çağdışılığı, kaosu ve sorunları geniş emekçi kitleler lehine çözecek olan SOSYAL DEMOKRASİDİR!
(1)    Bu tümce Atatürk’ün Basın Yayın Genel Müdürü Hüseyin Ragıp’ın (Baydur) Hakimiyet-i Milliyet’de 5-6 ve 7 Aralık 1921 yılından yayınlanan “SAĞDAN SOLA DOĞRU” başlıklı üç günlük makale serisinden alınmıştır. (Atatürk ve Sosyal Demokrasi, Prof.Dr. Muammer Aksoy, Gündoğan y. Ank.1990)
 

Cezmi Doğaner

Avrupa Sosyal Demokrat Hareketi Başkanı

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK2346
  • 2Trabzonspor2245
  • 3Galatasaray2345
  • 4Sivasspor2345
  • 5Alanyaspor2339
  • 6Fenerbahçe2338
  • 7Beşiktaş2337
  • 8Göztepe2234
  • 9Gaziantep FK2331
  • 10Gençlerbirliği2327
  • 11Antalyaspor2325
  • 12Yeni Malatyaspor2224
  • 13Denizlispor2324
  • 14Çaykur Rizespor2224
  • 15Konyaspor2321
  • 16MKE Ankaragücü2320
  • 17Kasımpaşa2319
  • 18Kayserispor2316
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Müjde Ar, Foto Galeri
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Müjde Ar, Foto Galeri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA