DÜNYA
Giriş Tarihi : 15-11-2019 21:23   Güncelleme : 15-11-2019 21:44

Tarihi Günde BM’lerine Anlamlı Mektup

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 15 Kasım Cumhuriyet Kutlamaları Tüm Hızıyla Sürüyor Bu Tarihi Günde, BM’lerine anlamlı bir mektup.

Tarihi Günde BM’lerine Anlamlı Mektup

Milli Dernekler Platformu adına Sözcü Latif Akça’dan, Birleşmiş Milletler Genel  Sekreterliğine Mektup.

Amborgaların Kaldırılma Talebi!

Milli Dernekler Platformu, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’e gönderdiği mektupla Kıbrıs Türk halkına uygulanan ambargoların kaldırılmasını talep etti.
Mektup, Guterres’e iletilmek üzere bugün Platform temsilcileri Sözcü Latif Akça tarafından Lefkoşa ara bölgede BM Barış Gücü askerine teslim edildi. Kıbrıs sorununun çözüm ihtimalinin 2017’de İsviçre’de garantör ülkelerin de katılımıyla yapılan görüşmelerde ortadan kalktığına inandıkları kaydedilen mektupta, “Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs Rum halkının bir ortaklık devleti kurmak istemediğini, yetki ve kaynakları paylaşmak istemediğini artık çok iyi anlamıştır” denildi.

40 Yıla Yakın Dünyadan İzole Yaşadık!

Çözümün gerçekleşmemesinin “Kıbrıslı Rum yönetiminin gayrı diplomatik ve kabul görülmeyecek tavırlarından kaynaklandığı” belirtilen açıklamada, “Kıbrıs  Rum tarafının bu tavırları nedeniyle 40 yıla yakın bir süredir devam eden dünyadan izole yaşamak zorunda bırakıldık ve bu insanlık dışı durumun bir an önce son bulmasını şiddetle istemekteyiz” ifadeleri kullanıldı.

Yetki ve Kaynak Gaspı!

Kıbrıs sorununun “yetki ve kaynak gaspı” sorunu olduğu kaydedilen mektupta, “Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Rum yönetiminin anti-çözüm yanlısı tutumu ve Kıbrıs Türk halkının geçmiş tecrübelerinden yola çıkarak Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmeksizin, iki ayrı devlet modelinde çözümü arzusunu en gür şekilde vurgulamak isteriz” denildi.

Rauf Raif Denktaş ve Düşüncelerini Yaşatma Derneği Başkanı Latif Akça, mektubu teslim ettikten sonra yaptığı açıklamada, 1974’e kadar olan sürecin tek suçlusunun Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması düşünceleriyle Kıbrıslı Rumlar olduğunu, Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakerelerden de sonuç alınamayacağına inandıklarını söyledi. 

BM Milletler Genel Sekreterliğine verilen mektup aşağıda ki gibidir.

15.11.2019

BM GENEL SEKRETERLİĞİ
Sayın, Bay. António Guterres
Bu mektubu, Kıbrıs Türk halkı adına Rauf R. Denktaş Düşüncelerini Yaşatma Derneği olarak, Kıbrıs sorunu ve sorun hakkındaki düşüncelerimizi size bildirmek için yazıyoruz.

Sayın Genel Sekreter, 1571-1878 yılları arasında adanın Osmanlı tarafından idaresinin sağlanması ile birlikte adada Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rumlar barış ve birlik içerisinde yaşamaktaydı. Adanın Birleşik Krallık tarafından ilhakı sonrasında Kıbrıslı Rumlar, adayı Yunanistan’a bağlamak istemişlerdir. Bu konudaki ciddi adımlarını da 1950’li yıllarda atmış olup, ideolojik ve silahlı çatışmalar gerçekleşmesi neticesinde, Birleşik Krallık, Yunanistan ve Türkiye garantörlüğünde 1960 yılında Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumların eşit ortaklığına dayalı kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti ile sorun üzerinde mutabakat sağlanmıştır.
Fakat bu mutabakat ve işbirliği Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulmasını müteakip Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Rumlar tarafından gasp ve Kıbrıslı Türkleri azınlık haline getirme çabası ile bozulmuştur. Kıbrıslı Rumların 1963 yılında devletin eşit ortağı Kıbrıslı Türkleri, 1960 antlaşmaları ve tüm insan hakları kurallarını ihlal ederek devlet organlarından ve kuruluşlarından kovmaları ile başlamıştır. Bu girişimlerin hepsi ilgili devlet arşivlerinde kayıtlı tutulmaktadır. Kıbrıslı Rumlar, 1963-1974 döneminde Kıbrıslı Türklere karşı yağma, tecavüz ve soykırım girişimleri ile Kıbrıslı Türkleri evlerini terk etmeye ve adanın %3’üne hapsolmaya zorlamışlardır.  Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı III. Makarios’un da BM Genel Kurulu’nda söylediği gibi Yunanistan, 15 Temmuz 1974’te adayı işgal ederek Yunanistan’a bağlamak için Rum Milli Muhafız Ordusu ile işbirliği içerisinde askerî darbe yapmış ve bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti ortaklık devletini yıkmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, 1960 Garanti ve İttifak Antlaşmalarından doğan haklarını kullanarak, 20 Temmuz 1974’te Türk Silahlı Kuvvetleri ile adaya askeri müdahalede bulunmuş olması Kıbrıslı Türkleri mutlak bir yok oluştan kurtarmıştır.

Sayın Genel Sekreter, Kıbrıs Türk halkı, yaşadığı bütün travmatik durumları atlatarak onurlu bir duruş sergilemiş ve kurulacak bir federasyonun bir parçasını oluşturması umuduyla 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni kurmuştur. Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan’ın iddia ettiği “istila” ve “işgal” iddialarına ters düşecek bir davranış sergileyerek her iki halkın huzur içerisinde yaşayabileceği bir federasyon umudunu, müzakerelerin devam ettiği 50 yıl boyunca da korumuştur. 15 Kasım 1983’te Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dünyaya ilan eden Kıbrıs Türk halkı, kuruluş beyanında federasyona açık kapı bırakmıştır. Hatta 2004’te Kıbrıs Rum halkının ‘hayır’ dediği Annan Planı referandumuna, geleceğine dair birçok endişeler barındırmasına rağmen sorunun çözülmesi için ‘evet’ demiştir.
Kıbrıs Türk halkının Federasyon çözümündeki son umudu, 2017’de Crans Montana sürecinin çökmesi ile son bulmuştur.  Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs Rum halkının bir ortaklık devleti kurmak istemediğini, yetki ve kaynakları paylaşmak istemediğini artık çok iyi anlamıştır. Kıbrıs Türk halkı artık müzakere masasının, doğal kaynakların Kıbrıslı Rum yönetimi tarafından keyfî ve tek yanlı kullanılması için bir bahane olarak kurulmasını istememektedir. Rum yönetiminin, müzakereler yoluyla Kıbrıs Türk tarafının haklarını hiçbir zaman tanımayacağı ve müzakerelerle hiçbir yere varılamayacağı anlaşılmıştır. Kıbrıs Türk halkı, 36 yıllık bir karantina ortamından sıyrılmak ve benliğini ortaya koymak için iki ayrı devlet çözümünden başka bir çözüm yolu görmemektedir.  40 yıla yakın bir süredir herhangi bir çözümün gerçekleşmemesi, Kıbrıslı Türkler olarak verilmemesi gereken tavizleri vermemize karşın Kıbrıslı Rum yönetiminin gayrı diplomatik ve kabul görülmeyecek tavırlarından kaynaklanmaktadır. Kıbrıs  Rum tarafının bu tavırları nedeniyle 40 yıla yakın bir süredir devam eden dünyadan izole yaşamamak zorunda bırakıldık ve bu insanlık dışı durumun bir an önce son bulmasını şiddetle istemekteyiz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti dışında hiçbir ülke tarafından tanınmıyor olmasına rağmen bütün yasama-yürütme-yargı organları işleyen, demokratik bir devlettir. Dünyadaki diğer devletlerden tek farkı tanınmıyor olmasıdır ve Kıbrıs Türk halkı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’yle gurur duymaktadır. 
Bu nedenle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 36’ncı kuruluş yıldönümü münasebetiyle, bir yetki ve kaynak gaspı sorunu olan Kıbrıs sorununun, Kıbrıs Rum yönetiminin anti-çözüm yanlısı tutumu ve Kıbrıs Türk halkının geçmiş tecrübelerinden yola çıkarak Türkiye’nin garantörlüğünden vazgeçmeksizin, iki ayrı devlet modelinde çözümü arzusunu en gür şekilde vurgulamak isteriz.
Saygılarımla

Latif AKÇA
 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 27 13
  • 2 Fenerbahçe 25 14
  • 3 İstanbul Başakşehir 25 13
  • 4 Beşiktaş 24 13
  • 5 Trabzonspor 23 13
  • 6 Alanyaspor 22 13
  • 7 Yeni Malatyaspor 20 13
  • 8 Galatasaray 20 13
  • 9 Denizlispor 17 13
  • 10 Göztepe 17 13
  • 11 Çaykur Rizespor 17 13
  • 12 Gaziantep FK 16 13
  • 13 Gençlerbirliği 14 14
  • 14 Konyaspor 13 13
  • 15 Kasımpaşa 12 13
  • 16 Antalyaspor 12 13
  • 17 MKE Ankaragücü 9 13
  • 18 Kayserispor 7 13
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
Müjde Ar, Foto Galeri
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Müjde Ar, Foto Galeri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA