Advert
Advert

'CHP 100 yaşında' manşetimiz yankı yarattı: Sivas'a uzanıyor

Alev Coşkun’un CHP’nin kuruluş tarihine ilişkin yazısı tartışıldı. Coşkun yazısında CHP’nin asıl kuruluş tarihinin resmi tüzüğün kabul edildiği 9 Eylül 1923 olduğunu ancak, bizzat CHP’nin kurucusu ve ilk Genel Başkanı da olan Atatürk’ün bu yöndeki açıklamasına dayanarak; 4 Eylül 1919’da açılışı yapılan Sivas Kongresi’nin dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

'CHP 100 yaşında' manşetimiz yankı yarattı: Sivas'a uzanıyor
'CHP 100 yaşında' manşetimiz yankı yarattı: Sivas'a uzanıyor Admin

 

Gazetemiz imtiyaz sahibi, siyaset tarihçisi, yazar Alev Coşkun, dün yayımlanan “CHP 100 Yaşında” adlı ve somut belgelere dayanarak kaleme aldığı yazısında, CHP’nin kuruluş yıldönümüne ilişkin tartışmaları ve çelişkileri çözümledi. Coşkun yazısında; CHP’nin asıl kuruluş tarihi olarak resmi tüzüğün kabul edildiği 9 Eylül 1923 olduğunun ancak, bizzat CHP’nin kurucusu ve ilk Genel Başkanı da olan Atatürk’ün bu yöndeki açıklamasına dayanarak; 4 Eylül 1919’da açılışı yapılan Sivas Kongresi’nin dikkate alınması gerektiğini vurguladı. Atatürk, CHP’nin 15 Ekim 1927’de Ankara’da toplanan “resmi” ilk kurultayının açılış konuşmasında, bu toplantının birinci değil, ikinci kurultay olduğunu belirtmiş ve ilk kurultayın 4 Eylül 1919’da açılışı yapılan Sivas Kongresi olduğunun kabul edilmesini istemişti. Çoşkun, CHP’nin kuruluşunun 96’ıncı değil 100’üncü yıldönümünün kutlanması gerektiğini ifade etti. Alev Coşkun’un gündeme getirdiği CHP’nin kuruluş tarihi çelişkisine ilişkin Orhan Birgit, Fikret Bila ve Hakkı Uyar’ın görüşlerini aldık.

‘Yeniden incelenmeli’
Gazeteci Fikret Bila, CHP’nin bir tarih komisyonu marifetiyle belgeleri yeniden inceleyip, kuruluş tarihini 4 Eylül 1919 olarak ilân etmesinin doğru olacağını ifade etti. Bila, yapılacak bu “düzeltme”nin, CHP’nin Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran parti olarak tarihe geçmiş olmasıyla uyumlu olacağını vurguladı. Bila’nın değerlendirmeleri şöyle: “CHP Genel Merkezi 9 Eylül 1923 tarihini esas aldığı için 96. yıldönümünü kutluyor. Resmi işlemler dikkate alınırsa bu doğru bir tarih. CHP, 9 Eylül 1923 tarihinde Ankara valiliğine verilen bir dilekçe ile kurulmuş aynı gün yapılan grup toplantısında tüzüğü kabul edilmiş ve Mustafa Kemal Atatürk de ilk genel başkan olarak seçilmiştir. Ancak CHP fiilen 4 Eylül 1919 günü toplanan Sivas Kongresi’nde kurulmuştur. Atatürk de Sivas Kongresi’ni CHP’nin birinci kurultayı olarak niteler.

Nitekim 15 Ekim 1927’de Millet Meclisi salonunda toplanan ve Atatürk’ün Nutuk’u okuduğu CHP kurultayı tarihe ikinci kurultay olarak geçmiştir. 10 Mayıs 1931 günü toplanan kurultay da CHP’nin üçüncü kurultayı olarak kaydedilmiştir. Atatürk de Sivas Kongresi’nin unutulmamasını isteyerek, 15 Ekim 1927 kurultayını ikinci, 10 Mayıs 1931 kurultayını da üçüncü kurultay olarak açmıştır.
Sivas Kongresi’nin CHP’nin birinci kurultayı sayılmasının nedeni, bu kongrede, bağımsızlık mücadelesi için Trakya’da ve Anadolu’da kurulan ‘müdafaai hukuk’ cemiyetlerinin birleştirilmesidir. Sivas Kongresi’nde bu cemiyetler ‘Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti’ adını almıştır. Birleştirilmiş bu cemiyet CHP’nin temelini oluşturan parti örgütü olarak işlev görmüştür. Keza bu Kongre’de bizzat Atatürk tarafından CHP’nin altı okunu oluşturacak ilkeler de belirlenmiştir. Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, devrimcilik ve tüm ulusal güçleri topladığı için de halkçılık ilkeleri Sivas Kongresi’nde ortaya çıkmıştır. Tarihi gelişim dikkate alınırsa Sivas Kongresi’nin bizzat Atatürk tarafından birinci kurultay kabul edilmesi nedeniyle CHP’nin 100 yaşında olduğu kabul edilebilir. Atatürk’ün belirlediği bu tarih CHP’nin kuruluş tarihi olarak kutlanabilir.
CHP, Atatürk’ün görüşlerini de dikkate alarak, bir tarih komisyonu marifetiyle belgeleri yeniden inceleyip kuruluş tarihini 4 Eylül 1919 olarak ilân edebilir. Bu düzeltme, CHP’nin Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran parti olarak tarihe geçmiş olmasıyla uyumlu olur.”

‘Atatürk istemiştir’

Prof. Hakkı Uyar: CHP, 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında toplanan Sivas Kongresi’ni ilk kongresi olarak kabul eder. Partinin kuruluş tarihi 1923 yılında gerçekleşti. 9 Eylül, parti tüzüğünün kabul edildiği tarihtir. 11 Eylül ise, Atatürk’ün Halk Fırkası Genel Başkanı seçildiği tarihtir. 23 Ekim’de ise, partinin kuruluş dilekçesi İçişleri Bakanlığı’na verildi. Bu bağlamda, CHP’nin kuruluş tarihi olarak kabul ettiği 9 Eylül 1923 tarihi doğrudur. Ancak ilk kongre bağlamında Atatürk tarafından Sivas Kongresi’ne yapılan gönderme ve kuruluş tarihi olarak İzmir’in kurtuluşunun birinci yılının seçilmesi, partinin Milli Mücadele ile bağlarını ortaya çıkarmaya ve pekiştirmeye yöneliktir.
Atatürk, partinin kurulmasına ilişkin ilk açıklamasını 6 Aralık 1922 tarihinde yaptı ve ‘Halk Fırkası’ adını kullandı. Birinci Meclis’in dağılması ve ardından seçim sürecinin başlaması üzerine Atatürk, 8 Nisan 1923 tarihinde Dokuz Umde’yi yayınladı. Bu savaşın sona ermesinden sonra yapılacakların ve yeni kurulacak olan partinin bir nevi kısa bir programıydı. Nitekim program uzun savaş yıllarının yarattığı tahribatı gidermeyi amaçlıyor ve yeni kurulacak olan ulus-devletin temellerini atıyordu.
1923 seçimlerinin Birinci Meclis’teki Atatürk’ün liderliğindeki Birinci Grup’un başarısıyla sonuçlanması, Halk Fırkası’nın kurulmasına olanak sağladı. Seçimlerden sonra, milletvekilleri Ankara’da toplanarak Halk Fırkası’nın tüzüğünü hazırlamaya başladılar. İlk toplantı 7 Ağustos 1923 tarihinde yapıldı. Toplantılar 11 Eylül 1923 tarihine kadar devam etti. Ağustos’taki ilk toplantıya o sırada seçim bölgelerinden Ankara’ya gelebilmiş 123 milletvekilinden 113’ü katılmış ve 10 milletvekili de mazeretlerinden ötürü katılamamıştı.

Burada bir konuşma yapan Atatürk, Milli Mücadele’nin başlamasını, Birinci Meclis’in açılışını ve o tarihten 1923 yılına kadar geçen süreci anlattı ve sonuç olarak Müdafaa-i Hukuk’un Halk Fırkası’na dönüşeceğini belirtti. Bu toplantı, Halk Fırkası adı altında yapılan ilk toplantıdır. İkinci toplantı, 9 Ağustos tarihinde yapıldı ve önceki toplantıda üyelere dağıtılmış olan Halk Fırkası tüzüğünün incelenmesine başlandı. Tüzüğün incelenmesi 9 Eylül 1923 tarihine kadar devam etti.
9 Eylül’de yapılan genel bir toplantıda Halk Fırkası Nizamnamesi kabul edildi. 11 Eylül 1923 tarihinde yapılan Halk Fırkası toplantısında, genel başkanlık ve yönetim kurulu seçimleri yapıldı. Halk Fırkası reisliğine TBMM reisi Atatürk seçildi. Partinin kuruluş dilekçesi, 23 Ekim 1923 tarihinde İçişleri Bakanlığı’na M. Kemal imzasıyla sunuldu.

Atatürk’ün cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından İsmet Paşa, 19 Kasım 1923’te halk Fırkası genel başkan vekilliğine atandı. Atatürk cumhurbaşkanı olarak bu görevi fiilen yürütmeyi engel olarak gördü. İsmet Paşa, parti genel başkan vekilliğine atanmasının ertesi günü A-RMHC şubelerine bir genelge gönderdi. Genelgede A-RMHC (Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti) şube yönetim kurullarının Halk Fırkası yönetim kurulları adı altında çalışmaya devam edeceğini bildirdi. A-RMHC tabelaları sökülüp yerlerine Halk Fırkası tabelaları asıldı.
Böylece Halk Fırkası, A-RMHC’den devraldığı güçlü bir örgüte, ‘Dokuz Umde’lik (Dokuz Maddelik) bir programa ve bir tüzüğe sahip olarak kuruluşunda karşılaştığı ilk sorunları çözdü. Partinin kuruluş tarihi olarak sembolik anlamda Sivas Kongresi’nin esas alınması önemlidir ve bunu da Atatürk istemiştir.
Erzurum Kongresi ile başlar


 
Orhan Birgit (Eski CHP milletvekili-gazeteci yazar):
CHP’nin kuruluşu aslında bir bakıma Erzurum Kongresi ile başlar diyebiliriz. 4 Eylül 1919’da başlayan ve Atatürk’ün bizzat Kongre Başkanlığı yaptığı Sivas Kongresi ise Müdafaa-i Hukuk Derneği adıyla bu direnişin siyaset merkezini de tarihe geçirmiştir. Sivas ve ondan önceki Amasya Tamimi tam bağımsızlık ve ulusal direnişin kilometre taşlarıdır. O taşların bağımsızlık savaşımızın 9 Eylül 1922’de, İzmir’de düşmanın denize dökülmesiyle sonuçlandığını da dikkate almamız gerekir. Ve CHP önce büyük kurucumuz tarafından Halk Fırkası adıyla tüzel kişilik kazanan daha sonra 4 Eylül 1923 tarihinde siyasi partileşen bir önemli okuldur. Ve şu anda eski işlevini yitirmiş olan Sovyet Komünist Partisi’nin dışında Alman Sosyal Demokrasi Partisi’ni de dikkate alırsak parti 100 yılını doldurmuş olarak değerlendirilebilir. CHP’nin 4 Eylül tarihinde 100 yıllara akan bir büyük nehir gibi giderek güçlenmiş olduğunu görmekten mutluluk duyuyorum.

 

Loading...
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500