EĞİTİM
Giriş Tarihi : 10-06-2022 09:16

Diyanet’ten MEB’e üstü kapalı ‘ahlak’ çağrısı

Diyanet, Milli Eğitim Bakanlığı’na üstü kapalı müfredat çağrısı yaptı. “İnsanı seçkin kılan yeteneklerden birinin, bilgi sahibi olabilmesi ve bilgiyi kullanabilmesi” olduğu kaydedilen maddede, “Bilgiyi değerli kılan, onun bir ahlak ve hukuk zemininde üretilmesi, öğretilmesi ve işlenmesidir” denildi.

Diyanet’ten MEB’e üstü kapalı ‘ahlak’ çağrısı

Cumhuriyet, AKP’nin Kızılcaha-mam’da gerçekleştirilen 30. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda, bazı AKP milletvekillerince “müfredata ahlak ve adap dersi konulması” önerisi getirildiğini, Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer’in de “Müfredata cari açık dersi konulunca, cari açık da kapanmıyor” yanıtı verdiğini gündeme getirdi.


AKP’li vekillerin ardından benzer bir çıkış da Diyanet’ten geldi. İstanbul’da gerçekleştirilen 41. İl Müftüleri İstişare Toplantısı’nın ardından açıklanan ve  “kamuoyuyla paylaşılmasında fayda görüldüğü” belirtilen sonuç bildirgesinin ilk maddesinde, Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) üstü kapalı müfredat çağrısı yapıldı. “İnsanı seçkin kılan yeteneklerden birinin, bilgi sahibi olabilmesi ve bilgiyi kullanabilmesi” olduğu kaydedilen maddede, “Bilgiyi değerli kılan, onun bir ahlak ve hukuk zemininde üretilmesi, öğretilmesi ve işlenmesidir” denildi. 

AKADEMİ ÖVÜLDÜ
Her geçen gün eğitim kurumlarının sorumluluklarının arttığı kaydedilen maddede, “güncel ihtiyaçların giderilmesi ve çağın meselelerinin çözümü noktasında eğitim kurumlarının daha fazla inisiyatif alması, yaşamın gerçeklikleri ve toplumun pratikleriyle uyumlu bir müfredat geliştirilmesi gerektiği” belirtildi. 

Bilgi ve bilişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin “değer erozyonuna zemin hazırladığı” savunulan bildirgede, kamuoyunun tepkisini toplayan Diyanet Akademisi de övüldü. Bildirgede, “Başkanlığımız, personeline yönelik hizmet öncesi eğitim yapma imkânına kavuşmuştur. Akademinin imkânlarıyla başkanlığımızın sunduğu hizmetlerin etkinliği ve verimliliği artacak” denildi. Sık sık gündeme gelen 4-6 yaş Kuran kurslarına “yurttaşların büyük teveccüh gösterdiği” savunulan bildirgede, “taleplerin karşılanabilmesi için gerekli fiziki imkânların ve personel desteğinin sağlanmasının önemli olduğu” kaydedildi.